7 Şubat 2012 Salı

"midway along the journey of our life
i woke to find myself in a dark wood,
for i had wandered off from the straight path"

dante

5 Şubat 2012 Pazar

codayi-i nadir ez simin // A separation //



This is a low cost, iranian masterpiece. It resembles the human nature in different prospects. dilemmas,beliefs,choices: money to faith, future to daughter,justice to fame,lies to truth..and of course fuckin burocracy and unjustice! there is no discrimination in the eyes of narrative..  life is just as its to everybody. Brilliant actings, perfectly realistic plot.
One of the few best movies of 2011,maybe of the decade.

Bu 'Utanç' bize yeter
  03/02/2012 "RADIKAL
  ŞENAY AYDEMİR"
 UTANÇ
 Orijinal Adı: Shame Yönetmen: Steve McQueen Senaryo: Steve McQueen, Abi Morgan Oyuncular: Michael Fassbender, Carey Mulligan, Lucy Walters, Mari-Ange Ramirez

 Steve McQueen’in 2008 tarihli ilk filmi ‘Hunger/Açlık’ın en unutulmaz bölümü İrlanda Kurtuluş Ordusu’nun liderlerinden Boby Sand’ın yoldaşı bir rahiple ‘bedenin kime ait olduğu’ üzerine yaptığı uzun tartışmanın yer aldığı bölümdü. Rahip Moran ‘bedenin tanrıya ait’ olduğunda ısrar ederken; Sand kendisine ait olduğunu ve gerekirse bedenin de bir silaha dönüşebileceğini öne sürüyordu. Bu uzun diyaloğu güçlü kılan hiç kuşku yok ki, ‘bedenleri tutsak edilmiş’ iki insan tarafından gerçekleştirilmiş olmasıydı. McQueen’in ikinci filmi ‘Shame/Utanç’ ise ‘Açlık’ın açtığı bir kapıdan içeri girmiş ve aynı tartışmayı üç yıl sonra yeniden bambaşka bir dünyada gündeme taşımış gibi. Sanki konuşmanın bir yerinde Boby Sand, rahibe dönerek “Peki diyelim ki burada değiliz. Bedenlerimiz tutsak değil. Kapitalizmin başkentinde New York’ta tüketimin hazzının dehlizlerinde kaybolmuş, seks bağımlısı bir adamız. O beden kime aittir?” diye sormuş da filmde yeni bir pencere açılmış gibi.

 Tükettiğin kadar varsın ‘Utanç’, karakterimiz Brandon’un yatakta ‘hissizce’ uzandığı bir ‘an’ ile açılıyor. Daha sonra geri dönüşlerle o yatağın başka ‘an’larına tanıklık ediyoruz. Tıpkı Brandon’un yatakta upuzun uzanışındaki gibi ‘hissis’ ama karşılığı ödenmiş hazlara dair görüntüler geçiyor perdeden. McQueen daha ilk sahneden karakterini açık ediyor. Satın alamadığı, karşılığını ödeyemediği hiçbir şeyden ‘haz’ alamayan bir adamla karşı karşıyayız. Üst düzey yönetici olduğu şirketteki bilgisayarı porno siteler yüzünden bloke olan, kimseyi bulamadığı zamanlarda mastürbasyon yapan ‘seks bağımlısı’ Brandon’un hayatı, ansızın evine gelen kız kardeşi Sissy ile karma karışık bir hal alıyor. Brandon’un ‘iktidar’ ve ‘nakit’ gücü kullanmadan herhangi bir ilişki kurma yeteneğini yitirmiş olan günlük hayatı, bir tür ‘kaybeden’ olarak gördüğü kız kardeşinin varlığını kaldıramıyor. Zygmunt Bauman ‘Çalışma, Tüketicilik ve Yeni Yoksullar’ isimli kitabında ‘tüketim toplumu’nda yoksulluğun ‘iş’ sahibi olmakla değil, tüketip tüketememekle ilişkili hale geldiğini yazar. Brandon ile Sissy arasındaki temel fark da budur. “Kötü olmayan ama kötü bir yerden gelen” bu iki kardeşten erkek olanı tüketimin bir parçası olmayı başarırken, diğeri bu mekanizmanın bir parçası haline gelmeyi becerememiştir. McQueen, Sissy’nin bunu bilerek mi tercih ettiği, yoksa başaramadığı için mi böyle olduğu konusunda fikir vermiyor. Ama Sissy’nin erkeklerle ve hayatla kurduğu ilişkiye dair verdiği ipuçlarından bir biçimde bu düzeneğin kıyısına itilmiş olduğunu anlayabiliyoruz. İki kardeşin tüketim ilişkilerinde durdukları yer filmdeki durumlarının da belirleyicisi oluyor böylece. Brandon işyerinden arkadaşı Marianne ile yaşadığı ilişkide ‘hissetmeye’ en yaklaştığı anda ‘iktidar’ını kaybederken; Sissy, Brandon’un patronuyla bir ilişki kurarak kıyısına savrulduğu dünyanın merkezine yerleşebileceği hayaline kapılıyor bu yüzden.
 Sissy, tüketim toplumu içinde bir türlü kendisini konumlandıramadığı, bunun için sürekli başkalarına ihtiyaç duyduğu için; Brandon ise ‘alışverişe’ dayalı seks bağımlılığının Sissy’nin eve gelişiyle ortalığa saçıldığı için ‘utanç’ içinde kalıyor. İki kardeşin televizyon karşısında eski bir çizgi filmi izlerken birbirlerinin hayatına değdikleri an da yeterli olmuyor. Biri zaten parçası olamadığı bir dünyayı terk etmeye, diğeri tercih ettiği hayatın sonuçları karşısında gözyaşları içinde diz çökmeye mecbur kalıyor. McQueen’in sinemalarımıza daha yeni uğrayan ‘Demir Leydi’nin de senaristi olan Abi Morgan ile birlikte kaleme aldığı senaryo hiçbir şeyi gözümüzün içine sokmadan, sadece durumun kendisine odaklanıyor. McQueen’in kamerası sakin, telaşa kapılmayan bir görsel dünya kuruyor.
 ‘Açlık’ı görmeden eksik Yönetmenin ‘Açlık’ta gerçek bir beden imtihanına tabi tuttuğu ve bu sınavdan alnının akıyla çıkmayı başaran Michael Fassbender burada da çok iyi. Son bir yıl içinde ‘X-Men: Birinci Sınıf’, ‘Jane Eyre’ ve ‘Tehlikeli İlişki’ ile sinemalarımıza konuk olan oyuncu 2011’i kariyerinin en parlak yıllarından birisi olarak hatırlayacak hiç kuşku yok ki. ‘Aşk Dersi’, ‘Halk Düşmanları’, ‘Beni Asla Bırakma’ ve gelecek hafta vizyona girecek olan ‘Drive/Sürücü’ gibi kalburüstü yapımlarda rol alarak sinemaseverin gönlünde özel bir yer edinen Carey Mulligan da Sissy karekterinde bir kez daha göz dolduruyor. Özetle; ‘Utanç’ daha şimdiden yılın en iyilerinden birisi olarak kayıtlara geçiyor. Ama bir noktanın altını çizmek gerek: ‘Açlık’ı görmeyenler için ‘Utanç’ hep biraz eksik olacak.

3 Şubat 2012 Cuma

Death Note




Bugüne kadar gelmiş geçmiş en iyi anime serisi. Light Yagami ve L arasındaki bitmek bilmeyen strateji savaşı...animasyon kullanarak sinemaya sınırsızlık mizanseni katmak ve karakterlerin tarzlarının müthiş başarılı dizaynı...hızlı,zeki,sonuç odaklı ve amaçsal bir eser..
20. bölümden sonra sıçış başlıyor biraz fakat yönetmen bülader entarnasyonel ile modernismi japonyada mükemmel modelleyip araya da 3-4 çok zeki eleman pompalayıp ana karakterlerden birine ölümcül bir hırs+ insanları kullanabilme yeteneği, diğerine de olasılıkları hesaplayıp + sezgiye inanmayı mükemmel uyarlamış..

Dünyada adalet,insanın varolmayan bir eşitlik için insan üstü haklara- diğerlerinin yaşamına karar vermeye,mistik bir defterle bu güce ulaşmak- sahip olması...yazgı,kısmen bilimsel mistisizm,etki ve tepki..güzel planlamalar...
şamar oğlanı yan karakterlerin sürekli abartı şaşırmaları ve esas oğlanların sürekli iç sesle olayları açıklaması biraz sıkıcı olmuş...izleyici biraz mal yerine konmuş yane :P
önemli karakterler için ayrı soundtrack parçası yapılması da esaslı olmuş ;) hikaye, bütün olarak hep bir sonrasını merak etirdi ve keyif verdi.

9.3/10

15 Ocak 2012 Pazar

Irak Deplasmanı



Ben çok deplasman gördüm,Sakarya Deplasmanı,gümüşhane Deplasmanı,Milano Deplasmanı,Azerbaycan Deplasmanı şimdi de Irak -Rumaila Deplasmanı. Bu zorlukların bir kısmını yatılı okul ,askerlik,proje gereği vs gibi es es nedenlerden yaşadım. Ama bu anlatacağım adeta bir para basma projesi. Niçin içten yanmalı motor ve konvensiyonel enerji teknolojisinin 25 yıl daha değişmiyeceğinin ispatı.


Basrah-Rumaila çölü. ortalama çalışan 200 civarı kuyu var. Iyi çalışan bir kuyudan (kendi akışıyla yd dalgıç pompayla yd su basılarak) ortalama 9000 barrel/day crude oil+gas+water karışımı çıkar. Bunun 5000 barrel/dayi ortalama crude oil diye düşünün. ocak 2012'de brent petrolun varili 110 dolar civarında. bunu da yuvarlayalım 100 dolar/ barrel deyin. bir kuyudan bir gunde Irak hükümeti+CNPC+BP 500000 dolar kazanıyor demek bu.200 kuyu vardı şuan yaptı 100 milyon dolar/day. Hadi vana,boru ,pompa bozuldu tamirat vs üretim durdu de 85 milyon dolara düşsün. Dostum ,sen böyle bir sektör gördün mü ömründe? Rafineri gibi komplike değil..tek sorun drilling ekipmanlarını ve döşemesini sağlam yapacaksın. Degassing istasyonunda malzemeden kısmıyacaksın,rus tipi dizayn yapıp. paraya kıycan,,nolur ki 28 -32 inchlik gate vana,boru ,manifold antin kuntinden??


Şimdi,Irak'ın durumunu bir örenekle anlatayım biraz da. hani 9000 barrel çıkan petrol-dogal gaz karışımından artan kısım doğal gaz dedik ya .Evet TRde deli gibi para verilip elektrik üretilen kaynak.işte burda şuan doğal gaz treatment tesisi olmadığı ve daha sonrasında kombine çevrimle bunu yakabilecek türbin sistemi bulunmadığı için ve ham petrol daha değerli olduğu için (yüksek basınç,patlama vs nedeniyle doğal gazdan arındırılmalı)  doğal gazı her gün flarede yakıyoruz. 14tane istasyon var ve hepsinde flare sistemlerinde her gün doğal gaz yanıyor. Eğer kurulabilirse 800 mwatt lık kapasiteden bahsediliyor,,düşünebiliyor musunuz?  Ve Basra şehrine elektrik nasıl geliyor :D TRden jenerator sistemli gemiler geliyor..kıyı da fuel oil yakıp (35% efficiency ile) elektrik üretiyorlar.. Güler misin ,ağlar mısın dimi dostum? Sanki Code Geass animesinden çıkmış bir öykü gibi. Savaş başlar, kuyulara döşemek için miningi Brit*ny*lılar satar,savaş biter petrole ulaşmak için demining işinide aynı adamlar yapar,güvenlik şirketlerini de kim kurar. teknolojisi en ileri firma nerelidir bi tahmin edin bi de :) komedi aq.

The Belief and The Beyond




In the name of the Witholding and all mighty God

Note: This article is a combination of some readings,translations,feelings and experiences. Regards

the world is richful not in the aspect of meaning but in recalls.moreover,wisdom is sacred beyond to be able discriminate these two.

if you know exactly what you do,you always succeed. to succeed it,you have to know what you are doing.

we  confirm with logic,but find with intiutions.

dont kneel infront of unjustice,because by losing your right,you also lose ur honnor,too.

Wherever exists some grief is sacred.

if person is living,he should believe in something,if he doesnt believe in something,or for something to live, he cant live then.

belief is to learn the meaning of nature of the life,hence the person doesn't destroy himself,and lives it.

there is alot grief where there is wisdom. the one who wants to learn alot,has to suffer alot. A scholar searches for the death for all his life,hence the death isnt something awfull for him.

**the response of the belief includes the deepest wisdom of the humanity. and by trusting logic,I cant deny them. and all those answers just reply to the question of the LIFE.


From the creation of a butterfly to your inhilation system to a new born baby...from the human's all life spans to all human history their action,their bravery,their betrayal..everything is created by the eternal knowledge of Allah and governed by his wishful in his harmony...

For the whole beauty of nature and their fruits in the life,,,there are only 3 fees for all of them :

1)Zikir. Bismillah. (Calling his name,beginning everything with his name)

2)Şükür. Elhamdülillah (Thankful)

3)Fikir. (The idea)

Eventually for all these perfection of life,benefactions...His gifts and his mighty miracle..to think about them...

E.g: Kissing the hand of a servant of a sultan who sent you the very precious gifts,and forgetting the owner of the present is such kind of a stupidness. In the same way, thinking about the source of all these beautiful things as a result of nature,without any reason--pattern and forgetting the creature of all these,mighty God.

Eyy,my inner!! if you dont wanna be confused by reasons. Take by the name of Allah,give by the name of him.Start with his concent,finish with his way!


The fate doesnt give any benefit to some group. to the fair one is the same as to the materialist one. whatever to the good is the same to the bad. whatever to the who sacrifices for God is the same for pagan.
the situation on the earth is a bad one. hence,the people  are full of evil,bad feelings. during their lives,they have madness,bad in their heart.later the death comes.


Kuran doesn't belong to any nation or any privilege but all the people. according to Kuran,muslim is the nature of the humanity. 

"God creates human nature,perception..and all have been created with it. there is no change in the creation of God. here it is the only true religion."

respect to this,before prophet Muhammed,all sent prohpets said the same religion in the same origin. hence,the islam,since from the begining ,unknown times includes all human nature, history. the religion of all sacred prophets is the same in different time eras,with different names...but the mentality ,the core is the same..but they were spoiled,broken by human cheating and deceptions,cruelity  later upto the final sacred religion,islam.

moreover,relating to changeability of human requirements and times,excluding the fundamental and the core,but the details,applications,...the final version of islam-the sacred-pravda religion-- is told by Prophet Muhammed,and explained by Holly Kuran-ı Ker'im.


the struggle and information to see  that life is worth to live,even hopelessness is a problem of existansialism. but certainly not a problem of physcological illness.

the change is more related to how we make and realize our life than to see why we behave like this. the change requires ,the wish and determination (both requires irrationality) it is not easy to achieve this alone. hence one needs scholar,,succesful examples to illuminate his life ,to be example.

if one doesnt find a reason to struggle for it,a freely selected aim,then falls in depression. the people always live the tension between what he gets right now  and what he aims or what he has to get. hence Kuran shows the people who are searching the sacred peace,who knows that he is the creator of Allah that to be decent, to be fair. but Kuran never begs for the belief in Kuran to people. As a freewill,it calls people to use their nature,conscience to select. hence it advises people to Read effectively. "Read,think,comprehend and live it!"

Kuran releases the people's request for meaning from sleep,and  puts people in the struggle to search for meaning on life!

All philosophers,for the declariation of the meaning of life, they search for brighter,more harmonic,including ideas.
but none of them can move the big human community. because,the ability of a philosophy to describe the meaning of life is restricted.because he cant imagine not exactly how the world it is but exactly as he observes,percepts.

 a philosopher or a scholar,however he made big steps as a human to be in peace, he always describes his mentality, his experiences. hence this trying,this approach cannot include all the freewill,,all the human nature,the essence but some.

each describing meaning of life theory is based on understanding the person. and understanding the person is possible via to see the reason beyond the visible phenomena...which is to understand the world,,trying to understand it.
to make this happen,one needs "the information" to look himself, to the life and to the cosmos from another point of view.

the human nature doesnt only include the observations from the outside. moreover, infact people notice that,feel that  there is internal sense-existence. (conscious,vicdan,fıtrat,the essence )


at first ,one should realize that the essence is before the existence. ego centered life styles-individualism (like capitalism) or economy centered philosophy (socialism)  description of meanning of life theories and the essence (inner,,intiution) (fıtrat) can not match.

the understanding the priority of essence (freewill,conscience,,the sense inside you telling ur truth)  to existence brings you into the solution. creator of the essence-the all mighty, the idea of  Allah.

hence Allah creates the people and gives his human nature ,the essence and also the life opportunity.
as an example,,wherever you were born,,africa,turkiye or russia, the human was born as the same computer .
the essence  is both hardware (spritual-physical) and software.
but to be able to recognize this human-computer by user (human),usage,and keeping it safe without lost in deepless environment,requires a guide.

Allah,with the aid of prophets,speaks with his creators-humans (vahiy-Kuran) and sends guides for people to define and live according to Essence and the meaning of life.

so,

to be able to make life valuable and make it meaningful,

to be able to make the nature valuable and make it meaningful,

to be able to make the world valuable and make it meaningful,

 is only possible to fit inside to Kuran which is the word of Allah,that harmonizes the essence of principles for all creatures on cosmos.


From the first prophet (Adam) to Prophet Muhammed,all the essence and the description of meaning of life is the same. Islam..
but failures,deviance...and needs for update from Holly One creates the need for all Holly prophets and tevhid,the word.

all prophets brought Word of Allah (the book) and the message is in each era, whats included to define the meaning of life for the people for those times,and presents a world description of expectation to requirements.

miracle
a proof to prophet Muhammed reality..his holliness from 7 skies,,from the creator of the whole known existence in the cosmos and the beyond. Allah'u Ekber

to prophet Muhammed, a person who doesnt know to read or write, holly response to Essence,the word of Allah,The Kur'an-ı Kerim is sent.


One needs logic to come upto a point,,to see the clues..to judge,to differantiate..,,but one needs intiutions,,conscious,,sense to believe in it..

22 Aralık 2011 Perşembe

kinyas ve kayra- 3 noktayı çok seven genç edebiyatçı arkadaş

""eskiden hayata farklı bakanlar bulurlardı beni. gerçek entelektüeller, anarşistler, nihilistler… mıknatıs gibi çekerdim toplumun dışında yaşamayı seçmiş robinson crusoe’ları. ama şimdi seyrek de olsa benimle karşılaştıklarında başlarını önlerine eğiyorlar, bakışlarımızın kesişmesini engellemek için. çünkü anlayabildikleri kadar anlıyorlar benim artık uzun, alkollü, yüksek sohbetlerden eyleme, gerçeğe geçtiğimi. ve korkuyorlar. çünkü onların oynadıkları oyun, günün üç saatini, içlerinde bağırıp çağıran anarşiste ayırıp geri kalan zamanında normal bir insan gibi yaşamaktan ibaret. çok azı söylediklerini yapar. çok azı gece anlattığını gündüz yaşar. bunlar daha çok düşünsel kurt adamlardır. barış ve anarşi işaretlerini sokaktaki aynı kadın heykelinin iki göğsüne çizenler bu salaklardır işte. coşarlar insan hayatının değersizliğini anlatırken. ama daha sonra işkence gören bir teröristin haberi karşısında, en çelik hümanist kesilip insan haklarından dem vururlar. çelik hümanistler çelik kapı taktırırlar evlerine, adlarına methiyeler dizdikleri kaosun, devrimin geldiği gün kedilerine bir zarar gelmesin diye. sağdan nefret ederken soldan da etmeyi unutanlardır bunlar. kişisel muhalefetlerine bir kalabalığın fikrini eklemekten zevk duyarlar. “sola daha yakınım !” derler utanmadan. gölgesiz yaşayamazlar, yalnız kalmaktan ödleri koptuğu için. yakın olmazlarsa herhangi bir tarafa, yok olacaklarını düşünürler. açık deniz adamlarının yanında karadan uzaklaşamayan dubalar gibi dururlar. Dünya üzerinde faşistin ne kadar iğrenç bir tarihçesi varsa, komünistin de o kadar saf, kötü bir geçmişi vardır. ne de olsa ikisini de insan icat etmiştir !”""


 çok iddalıı bir çocuktan ::




ve arap yarımadasında var olabilmek için ya ibne ya da silah kaçakçısı olmak gerektiğini anladım. ben ikisi de değil dim.(bence ikisi de olamiyack kadar kitap çocuğusun zaten) ama adına çöl denilen, küreğin batmadığı denizde yaşayan insanların hiç de hak etmedikleri bir tarihleri vardı. bir zamanlar dünyaya hükmeden esmer savaşçıların düştükleri durumu görünce zamanın ne kadar nankör olduğunu anladım. geçmiş hiçbir şeydi. kuma kendini gömüp yeniden arap medeniyetinin hüküm süreceği günleri beklemek ve o gün gelene kadar birbirlerini öl dürmek yapabilecekleri tek işti. ben de onları seyrediyordum. on altı yaşıma kadar hep seyrettim zaten. hep iyi bir izleyici oldum. on altımda bozuk arapça, pokerde kazanılmış bir hançer ve bronz bir tenle avrupa'ya geldim.

eski kıta beni bekliyordu. bir dejenere sürüsünden başka bir dejenere sürüsünün içine düşmüştüm. burada silah kaçakçısı da yoktu. hepsi ilk gruba dahildi. ve daha yakınlaşmadan hiçbirine, nefret etmiştim hepsinden de. iki dünya savaşını da bu geri zekâ lıların başlatmış olmasına hiç şaşırmamak gerekiyordu. birbirlerinden o kadar korkuyorlardı ki aynı metroda beş yüz kişi yolculuk yaparken duyulan tek ses makine gürültüsüydü. halkı aptal ama azınlıkları var olma çabası içinde yarı tanrılar yaratmış bir toplum. bu yan tanrılar bugün üstünde yaşadığımız dünyanın edebiyatını, müziğini, resmini, politikasını belirlemiş olanlardı. ve ben onları sokakta göremiyordum. kapalı kapılar arkasındaydı avrupa'yı yönetenler. halkın karşısına çıktıkları anda çiğ çiğ yenecek lerini bildiklerinden, ukalaca taktıkları yüksek kültür maskesini sadece birbirlerine gösteriyorlardı. sömürmeye ve sömürülmeye hayatın amacı olarak bakan bu açık tenli ırk, belki de doğanın en büyük hatasıydı... atom bombası oraya atılmalıymış. deniz olma lıymış oralarda balıklar bile daha iyi geçinirmiş birbirleriyle!

ama bütün bunların ne önemi var? entelektüel sapkınlıklarıyla ve dünyanın diğer bütün kıtalarına karşı hissettikleri korku ve nefret kokteyli duygularıyla, son olarak da yeryüzünün görüp gö rebileceği en salak turistleri olma unvanlarıyla avrupa halkı ken dini öldürmek ya da öldürtmek için bütün nedenlere sahiptir. sosyal devlet dedikleri, bana kalırsa gestapo düzeninden başka bir şey olmayan sistemleri, sokakta biri düştüğünde ambulans gelene kadar, yerde yatanın kendileri olmadığı için şükretmele­rinden ibarettir. arap hiçbir sakınca görmeden hiç tanımadığı, kendinden geçmiş yerde yatan bir adamı sırtlayıp en yakın hasta neye koştururken avrupa insanı aynı adama, adını yeni öğrendi ği bininci mikrobu kapmamak için bir metreden fazla yaklaşamaz bile. çünkü avrupalının altına yapacak kadar korkması için bir şeyin ismini bilmesi yeter, isimsiz canavarlar sadece arap'ı kor kutur. herkesin kendine göre bir paranoyası var. iklimden, saç renklerinden, el parmaklan uzunluğundan ya da her neden kay naklanıyorsa! herkesin tercih ettiği bir ölüm var...

her neyse, zaten üzerinde yaşadıkları çirkin kara parçasına sı kışmış, birbirini yiyen, ortaçağ'dan beri gelen eş değiştirerek yaptıkları salon danslarından ahlak anlayışları nı değiştirmemiş avrupalıları hayatımın geri kalan kısmında da çok iyi tanıma fırsatım oldu. 

21 Aralık 2011 Çarşamba

Kinyas ve Kayra

Türkçe'de böyle bir kitap yazıldığı için gurur duyuyorum. Bu kitabı çok sıkıcı bir yerde okumam da ayrı bir şans. Hakan Gündar'ın beyninden fışkıran deneyimler de hayaller de o kadar etkileyici ki ,,devrik cümleleri filan hiç siklemiyorsunuz. Hep bir an sonrasına hevesleniyorsunuz,hiç bir olasılık bile düşünemeden. hayal gücüyle,yaşanmışlıklar,ve artistik reddediş: görmüş geçirmiş-sofistike çünkü. Anarşizmi bile anarşist bir tavırla reddeden,inanılmaz benzetmelerle kafa yorduğu,yaşadığı,hissettiği herşeyi vurgulamış efsanevi bir kitap.. kaybolanların,bu coğrafyada outsider olanların,zihinsel ölümü,çözümsüzlüğün ötesinde huzuru arayanların 500 sayfalık uyuşturucusu,soluksuz bir meditasyonu. Bazen düşündürüyor, deneyimlerimiz yaşımız artıkça-heycanı kaybettikçe- yaratıcılkta ters orantılı olarak azalıyor mu ne? kitap kapağını yapanında ayrıca a.q. yim. aslında hayat gibi,mükemmel bir içeriğe ,B tipi bir kapak :P

11 Aralık 2011 Pazar

Gelene 3 gidene 3 noluyozlan??

Yazıldığı gibi fener maçına kadar bu takımın defansıikalecisi ve ortasahasının gobegi oldugu biliniyordu..Ama göt zoruyla gol atıyorduk..Ama fener maçındaki fatih terim motivasyonuyla ,,Galatasaray tekrardan buyuk takım oldugunu hatırladı..Elamnder'in bitmek bilmeyen enerjisiyle ve ufak emrenin top tekniğiyle de gol yollarındaki problem çözülmüşe benziyor. Ve yaklaşık 6yıl sonra kimsenin götüne başına çarpmadan güzel bir frikik golü gördüm ya...Selçuk inana bravooo1!bu gece kemiksiz bir galibiyet aldı cimbomum. Ocakta Keita tipi patlamalı skora etkisi olabilecek bir kanat oyuncusu ve son vuruşu güçlü olan bir forvetle ,,,şampiyonluk gelir inşallah...hatta inşallah seneye avrupaya hazırlık maçları gibi bile olabilir 2.yarı...futbol bu oynanmadan biliniemez ama Galatasaray Avrupa'yı ait olduğu şampiyonlar ligini çok özlemiş belli :)

9 Aralık 2011 Cuma

7 aralık 2011 galatasaray-fenerbahce

2 yıl sonra Galatasaray ilk kez böyle top oynadı. 2000lerin başındaki okan-emre-suat boğucu presi,ilk yirmi dakika baskısı,sürekli atak düşüncesi. volkan'ın maymuna döndüren şutlar.Resmen uzun süre sonra zevk aldım bir Galatasaray maçından. bu sene Fener'de geçmiş yıllardaki kadar güçlü değil ve atamayana atarlar balı da tutmadı,Bilica malı sayesinde bu sefer. kadroya baktığımızda cimbom çok önemli bir sorunu geride bırakmış. Servet ve Zan gibi iki kalastan ufaluji gibi bir atletik ve deneyim abidesi +semih kaya gibi gerçekten soğuk kanlı,genç ve istikrarlı bir defans 2lisine dönmüş..orta sahada da yıllar sonra melo gibi bir pitbul ve selçuk inan gerçeği var....ve kalemizde artık bir trafik polisi yok Muslera...ağlamak istiyorum arkadaş...bariz geleceğe yönelik sağlam yatırımlar..nasıl takım kurulurun en güzel örnekleri bunlar. +Elmander 'de hakan şükür vari boğuşuyor..son vuruşlarıda fena değil ve takıma çok pozisyon hazırlıyor. bunların üstüne kazım'ın (bu sezon ilk kez) Fener'e karşı özel gazı ilk yarıda eklendi.(gerçi kazım hiç olmasa da olur) 6yıllık sabri ayıbından sonra sağ bek oyuncusu gördük ..evet evet arsenal golü gördük eboue'den. Bravo! Emre çolak 'ta engin baytarın sinirsiz ve daha dinamik hali rolune burununce..bu galibiyet kaçınılmaz oldu. sadece şunu eklemek istiyorum umarım emre çolak,,kendini arda turan edalarına çabuk bürümez..hemen oldum bittim,,reina-lucca-ortaköy moduna geçmez. bariz yetenkli,teknik ama çelimsiz ve eğitimsiz. umarım Türk futbolu harcana bir yetenek değilde klas bir oyuncu kazanmış olur. fener maçında da 3.orta saha kanattan bozup merkeze takviyeyi çok iyi yaptı..kazım kanatta oyuncusu gibi oynadı ,emre içe desteği,,kanat değiştirmeyi,top kapmayı çok iyi başardı. inanamıyorum ,geçen yılı duşunuyorum ve bu yıla bakıyorum.. kalede bir kaleci,,gerçek 2 defans oyuncusu...gerçek bir sağ bek...göbekte 1 psikopat +1top cambazı ,forvette işi görçek bir adam var bizim takımda...Allah'ım sen büyüksün diyorum :) Terim'e de bravo..biraz zorunluluktan sakatlıklardan gençleri takıma monte etti..ama cesur adam ayhanı,serveti dayayıp berabere bitebilirdi maç..çok örneğini gördük mostraların biz..

eksiklikler neler: Riera aydın yılmazın ispanyol kankası,,,arabistanda zannediyo kendini pezeveng,,,kazım bu takımda ancak yedek olur...Yani bir sağ kanat+açık..tek başına çılgın yapabilecek bir adam... 1tane de genç yedek durabilecek...sol kanat....baros efsaneydi,kraldı..ama sakatlıktan kondisyonlu dönemedi..ve her geçen gün eriyor...iyi bir forvet,,,barosun ilk geldiği zamanındaki gibi 5-7 milyon euro arasına kapatabilecek bir adamla...sezon sonu nerde olacağımız siz hayal edin dostlar... note: fener zor gunler geçiriyor..inşallah haklarındaki iddaa asılsız çıkar ya da klubun bunda bir suçu yoktur.eee bir derbi aldıysak göndermeyide yapmalıyız:D fenerim kapı gibi, aspirin hapı gibi akşamdan hazırladım, baltanın sapı gibi al bunu alamaz mısın, sen ne biçim delikanlısın!!!