galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2015 Pazar

Umut Bullet,,futbola ihanet


futbolun igdam sehpasi..Seni Turk futboluna kazandirani ....

eksi sozlukten bir alinti

""kendisi değil galatasaray' da, şu an hiçbir süper lig takımında ilk 11 başlayamaz.

bakalım dilerseniz;
beşiktaş: m. gomez
fenerbahçe: v. persie
akhisar: rodallega
rize: kweuke
eskişehir: gekas
kayserispor: derley
kasımpaşa: eren derdiyok
bursaspor: necid
gaziantep: muhammed
mersin idmanyurdu: wellinton
trabzon: cardozo(yedek bu adam)
sivasspor: enoramo
konyaspor: rangelov
başakşehir: mehmet batdal
gençlerbirliği: stancu
antalyaspor: etoo
osmanlıspor: webo

hadi sırf isminden(geçmiş kariyeri yani) dolayı 5 takımın ilk 11 oyuncusu olabilir diyelim ama bursaspor, trabzonspor, başakşehir gibi muhtemelen ligi ilk 6 içinde bitirecek takımlarda ilk 18' e bile giremez. bana deseniz ki beşiktaş, fenerbahçe ve trabzonspur' u çıkartıp kura çekeceğiz. hangi takım gelirse gelsin onun fovreti ile umut' u takas eder misin? üzerine maaş yükünden de kurtulacağım için 500 bin euro daha veririm.

bu arada aranızda belki ''yok abi abartma, akhisar' da filan oynar'' diyen varsa çok samimi söylüyorum rodallega galatasaray' da olsa burak' ı da keser. umut bir tek sivas ve mersin' de ilk 11 oynayabilir onun sebebi de eneramo ve wellinton' un dipte olmasıdır.""


Bu da oynu muthis oyun zekasini gosteren kosulari :D topsuz oyunu.

https://twitter.com/gshaber24/status/659265219626192896

Hamzaoglu iyi niyetli ,gercek Galatarasayli bir hoca,cimbomun cok zor donemlerinden birinde takimin basinda..ama bu adamdan sadece kosmasi,hava topuna cikmasi icin GS gibi bir klupte umut bulutu 11de baslatmasi,kan aglatiyor herkesi...umut bulut futbola ihanet 


22 Kasım 2014 Cumartesi

2014 Galatasaray Çöküş




Herşey yönetimdeki tutarsızlıkla başladı. Aysal bir süre sonra Türkiye bataklığından çıkamayacağını anlayınca,erken seçimle adeta kaçtı. Çok değil bir iki yıla daha kötüyü göreceğimiz için Faruk süren mertebisinde efsane başkan diye anılır.
Galatasarayın forvet hattı dışında kötü bir kadrosu yok aslında. Ama çok şişkin 35 kişi ve düzensiz bir yapı var.
Prandelli 'de SSk için gelmiş Türkiye'ye. Orta düzey italyan takımlarına dönmeden önce altın vuruş 2.5 milyon euro temiz para.
Nasıl bir çapsızlıktır 30 yaşına gelmiş kadro dışı kalmış Sabriye bel bağlamak,Hakan Balta'dan yeniden sol bek yapmak?
Nasıl bir adalettir bu 10 maçtır formsuzum,kötü oynuyorum diye bağıran Burak-Selçuk ikilisini her maç ilk 11 çıkar..Takımın tek süper starı,bir  şutuyla -böyle iğrenç bir oyun anlayışındaki takımı- kurtarabilecek Sneijder yedek..
10 milyon euro bonservis bedeliyle alınmış Bruma,18 kişilik kadroya bile giremiyor. Son 15 dakika bile denemiyorlar adamı. Sol bek diye bayıla bayıla alınan Telles yine kadroda yok. Bu saydıgım genç oyuncular,takım Trabzon maçına 3 yabancıyla başlarken kadroda yok
Bu arada.Bir kez bile top tutamayan,adam geçemeyen Burak'ı çıkarıp ilk 11de Pandev'i denememek,,başarır ya da başaramaz,,tek 1 maç bile denemiyorsun.
Arkadaşım geçen yıl forvetimizde Drogba gibi bir efsane vardı bu yıl düştüğümüz hallere bak.

Roberto mancini cok deneme yapmıştı,devre arası yanlış transferlerde yapmıştı ama en azından takımı çözmüştü.iyi bir forvet alıp,manciniyle yola devam etsek bu kadar madara duruma  düşmezdi takım.

Milan Baros gibi tek bir forvetimiz olsa,geleni atcak yüzünden mücadele okunacak...
Bu devre arası Sneijder de gider..Burak-selçuk-yekta-hamiti ana...... soksunlar artık.

Tarık diye rüzgarın oğlu bir adam almışsın. adam şampiyonlar liginde 2 maç defansif sıçarttı diye direk sil adamı. Bir daha 11 yüzü görmek yok.Abdülrahim istedi diye Sabriyi anında ilk 11e yaz.

Her maç 4-5 değişik oyunucuyla kadro kur. Bu  nasıl bir stabilitedir.Nasıl takım analizidir.Nasıl futbol anlayışıdır??
He bu stabilite mevzunda Türk futbolunu siken adam Tüpçünün sorumluluğu en üst düzeyde tabi ki.

Stabil bir yönetim gelmeden 2-3 yıl görev alacak,düzgün bir teknik direktör başa geçip kadrosunu kurup iyi 3-4 nokta transferle kendi oyununu oturtmadan dostum,,ligde böyle götüm götüm 2-1 lerle devam ederiz.
 Dortmunda,Arsenal de taşşak geçer. Andarlecht'ede yeniliriz. Açık ve net görünen köy klavuz istemez.

Çağın gerisinde kalmış hadi koçum anlayışında Abdülrahim (D)albayrak zihniyetinin Fatih terime ne kadar uygun olduğunu görüyoruz bir kez daha.
At sahibine göre kişner. Ön hazırlık yapmazsan,bir planın olmadan bodozlama iş yaparsan olacağı ancak budur.

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Galatasaray 2013/14 sonuc


Bu sezon cok iyi baslamıstı aslında. Emirates cup,Super kupada Feneri yenmek gayet iyi bir baslangıctı.Ama Fatih terim var olan problemleri alınan güzel skorlar nedeniyle unutuyordu.takımın eboue-dany-chedjou-riera defansıyla bazı hazırlık maclarında 3 ortalama gol yemesini unutuyordu. kronikleşen sol bek sorunu,ebouenin istikrarsızlıgı, 6+0+4 rezilliği.
yönetim ve fatih terim bu olasılıkları göz ardı edip adeta transfer yapmadan sezona başlandı .(Bruma hariç)
alınan üstüste deplasman beraberlikleri. Real madrid maçında, eboue-dany-chedjou-riera  müthiş oyunuyla (!) Türkiye'ye gelmiş en iyi kalecilerden biri olan muslera'nın düştüğü durum:// Ronaldonun gol krallığına ilk maçtan adım atması...Fatih terimin garip milli takim kahramanligina soyunmasi...

Bilmiyorum,bu sezon acayip inişli çıkışlı geçti. Ama hiç kimse çıkıp sezonun ilk yarısında Drogba top oynamadı demesin,lütfen. Adam Sneijder ile beraber resmen takımı ayakta tuttu.Juventus'u beraber elediler :)
ne yazık ki ikinci yarı Drogba'nın isteksizliği,Chelsea macından sonra ortadan kaybolması ve Dünya kupası öncesi SSKya vurması,benim gibi çoğu Galatasaraylıyı çok üzdü.
Mancini evet iyi bir taktisyen,ama çok uzun süre çözemedi Galatasay'da ne olup bittiğini.nokta atışı transferler yapılamadı.takımı gençleştirmek adına. Telles,Veysel,Koray önemli transferler oldu. Ama Hajro,Salih,umut,oguzhan tutmadı. Ben Ontiverio'dan da çok ümitliydim ama ne yazık ki istenilen düzeye gelemedi (6+0 bulan ocgunun da bundan katkısı yatsınamaz)

iç sahada farklı galibiyetler,derbilerin hepsinde üstün oyun,Türkiye kupasındaki alınan kritik maçlar...Şampiyonlar liginde bazı maçlarda iyi performans sunu gosteriyorki Galatasaray resmen bu yıl maç seçti. Kritik maçların hepsinde iyi oynadı ama deplasmanda rize,antalya,konya,kasımpaşa maçlarında inanılmaz goller kaçırdı..6 pastan ,bu maçlarin hepsinde, 2 gol kaçırdı.
TT arenadaki kayserispor malubiyetiyle de zaten lig gitmiş oldu.
Mancini bir dönem toplarlayamadı ne yapsa olmadı.Takım olamadı,saldıramadı Galatasaray ,Avrupa'dan an elenince,bütün motivasyon kayboldu ,bir anda.

Bazı şansızlıklarda oldu Hamitin müzmin sakatlıgı,burak ile umutu seri baglasan Drogbanın yarısı etmezler ama o Drogba 36 yasında ve oynuyamadı herhafta artık ...
 Genç yetenek,oyun sikisinca  oyunu kanatlara acabilecek,dunya kupasına gitmesi kesin gozuyle bakılan Brumanın siktiri boktan bir kupa macında sezonu kapatması..kara haberdi resmen..
Musleranın en kritik Fener deplasmanı ve Real -kopenhag deplasmanlarında olmaması ve çaylak Eray'ın yedigi hatalı goller.
Aynı şekilde kanat alternatifi Aydının da yine kupa macında sezonu kapatması adeta bu yılın ugursuz bir yıl olacagını gösteriyordu.

Melonun insanlık dışı hırsı,performansı. Sneijderin kendini aşması,Inter gunlerindekini animsatan çok klas goller atması,tek başına takımı sırtlaması. Musleranın herzaman ki formunu koruması.

Bence bizim takım 4-3-3 oynatabilecek sag sol kanat driblingci adamlarına sahip degil Sneijder cok akıllı 10 numara pozisyonun adamı. sol acıkta oynarken karşı karşıya kaçırdıgı golleri düsünün..Adam winger degilki...o depardan sonra cok yoruluyor haliyle.Bruma iyi dönebilirse bi nebze oynayabiliriz ..ama Buraktan winger vs olmaz arkadas.
Ayrıca Melo DMC,Selcuk CM ehh idare eder ama Yektanın oynadıgı pozisyana Yaya Toure ,Appiah,Gerard vari oyunun 2 yönünde de kral futbolcu koyamadıkca bu yılki gibi sizin 4-3-3 ortası kevgir olur.Selcuk ta trafik polisi gibi arkadan kovalar elemanları. (Hakan calhanoglu mukemmel bir transfer olurdu yapılabilirse ama cok zor)

Gelecek sezon gelen 5+3+0 dangalaklıgıyla ligde sampiyonluk Cimbom için yine cok zor.muslera-melo-telles-sjneider-yabancı forvet 5 ediyor zaten.... (chedjou+bruma 7 oldu ,artık bi kisi Hajro-ontivero mu olur,kimi alırlar kontenjana sıkıntı buyuk)

ve daha defansın gobegine saglam birisi ( ömer toprak almak imkansıza yakın,serdar taşçı da mümkün gibi durmuor,,chedjou oynayınca fena degil ama süreklilik yok,götü dayayıp şampiyonlar ligine gidemessin,yedek olur ancak)
kroniklesen sagbek sorunu (sabri-veysel-hamit anca TRde günü kurtarabilirler,,kimi koyacaklar oraya cok merak ediyorum...sıkıntı cok buyuk) ortasahadaki CM adamı Hamit-yekta-emre colak iyi oynadı varsayıyorum ha bu arada(ya da Turk vatandasi bir maestro bulacaklar???)

yabancı forvet cok yaslı olmayan son vurusu cok klas olan (Baros,Klose,Dzeko ayarında) devamlılıgı olan tek -cift forvet oynayabilecek,topu alıp sırtı donukte iş yapabilen bir adam lazım. en az 5-6 milyon euro eder.
defansta en az 5-6 milyon eder. box to box ortasahada 6 milyon de. 18milyon etti.
bir tane yerli sag bek alternatifi, bir tane yerli genc forvet alternatifi (muhammet demirci gaziantep--tanju /oktay vari gol kokluyor adam)
toplam da nerden baksak 22 milyon euro civarı para yaptı. Allah tan sampiyonlar ligine direk gidiyoruz.
yillik 10 milyon euroda forma reklamindan (Samsung etc) baglasalar.
Elden cıkarılan Amrabat-dany,,kiralık hajro-ontivero filan az bir rakam Galatasarayın eline gecer.
giden Drogba dan 5 milyon euro,eboueden 2.5 milyon euro  maaş düş...10-8 = 2 giden yabancıdan daha 2 milyon euro düş. maaş bütcesi biraz rahatlar.

Ama bu 5+3 işiyle cimbomun işi çok zor. Avrupada ait oldugu yerde akıllı-nokta transferlerle yine biseyler yapar (2.tur vs) ama ligde sampiyonluk ,takım kimyasının ve sezon bası hazırlıgın iyi yapılmasına baglı bence..
Ayrıca Mancini tekrar rotasyon takımı yapıp herhafta birilerinin yerleiyle oynarsa,Türk futbolcusu bu yapıyı zor kaldırır.


3. yıl ustuste sampiyonlar ligine katılmamız cok onemli ..kale-DMC-10 numara pozisyonlarımız hala saglam. iyi bir defans oyuncusu iyi bir MC ve cok iyi son vurusu iyi bir forvetle (Burak yılmaza nazire) enseyi cok karartmayız.

PS: sag bekte kim ne maymunluklar yapacak gelecek yıl cok merak ediyorum.
Tüpçü başkanlığı bırakınca da normal insanların yönettiği orta düzey bir avrupa ligine döneriz,inşallah.

24 Mayıs 2012 Perşembe

18. şampiyonluğun öyküsü



Mahalle Takımı blogspottan çok güzel bir yazı:




""ZURNANIN ZIRT DEDİĞİ MAÇ:

Arena’da 4-2 yenildiğimiz Gaziantep Maçı;

Galatasaray sanki sezona kaldığı yerden başlamıştı. Takımın neredeyse tamamı değişse de, oyun düzeni aynen devam ediyordu. Sağ bek Sabri, tandemler, Gökhan-Servet ve sol bek Çağlar başlamıştı sezona. Değişiklik, kalede ve Melo-Selçuk orta sahası kurgulamasındaydı. Ebu, ortanın solunda, Kazım sağında, Aydın bir umut ışığı ve ileride enkaz Baros. Ne zaman ki o malum maçta Gökhan Zan’ın beklenen sakatlığı gerçekleşip oyundan çıkmış, sümkürerek Servet Çetin girmiş, atılarak Galatasaray’ı maçtan yenilgiyle çıkarmıştı. İşte o zaman gerçek bir değişim çok geçmeden yaşandı. O maçta ki yenilgimiz, zafere giden yolumuzun en kritik yol kavşağıydı. Bütün bir sezonu kazanmamıza yol açtı. En önemli maçımızdı.  



VARİL:

Servet Çetin;

Galatasaray’a geldiği günden beridir isyanımız. Gelen mucize şampiyonluk, kazmanın gerçek yüzünün görünmesini engelledi. Oysaki o sezon bile dikkatli gözlerden kaçmamıştı Galatasaray futboluna hiçbir katkısının olmadığı. İlk yarı Song girmişti ilk toplara, kelleyi koltuğa alıp geride savaşırken, seken topları kıçıyla toplayarak prim topladı. Song Afrika kupasına gidince de aynı vazife Emre Güngör’ün, Emre Aşık’ın oldu. Sarı kartsız, kritik pozisyonsuz sezonu tamamladı. O Kadromuzda bulunduğu 5 sezonda 7 hocaya mal oldu. Dolayısıyla bırakın kaçan şampiyonlukları, Galatasaray futbolunun ortalamasının düşmesinin baş sebebi oldu 16 numaralı futbolcuyla birlikte. Nihayet takıma taraftar gözüyle de bakabilen bir hoca foyasını ortaya çıkardı. Yine de devam edebilir, belki işimizi daha zor hale getirebilirdi. Ama hayatının hatasını yaptı. Gökhan’ın sakatlanıp çıkmasıyla oyuna girdi ve o yenildiğimiz maçta bu sefer kıçı kendisini kurtaramadı. Adamı kaçırdı, atıldı ve kurtulduk. Biz biliyorduk ki, Semih Kaya tek bir maç oynasın, o maçta da Galatasaray gol yemesin, Servet Çetin bir daha asla bu takımda oynayamayacaktı. Yanılmadık, Semih, taraftarın ve kendisine güvenenlerin enerjisini sahaya ve bütün bir sezona yansıttı. Oynamadığı halde neden sezonun varil futbolcusu oldu peki? Çünkü gitmesini bile bilemedi, beceremedi. Galatasaray Şampiyonluk coşkusunda iken içi gibi dışı da kan ağladı. Galatasaray tarihinde en iğrenç futbolcu olarak adı lanetle anılacaktır. 

GLADYATÖR:

Selçuk İnan;

Sezonun en büyük futbolunu Selçuk oynadı. Melo’nun bile kötü oynadığı maçları seyrettik, ama kendisini hiçbir maçta çok kötü oynarken görmedik. Hagi’den sonra serbest vuruş kazandığımızda kalecileri titreten bir oyuncuyu uzun yıllar bekledik. Penaltı atılırken bile garanti atar diyeceğimiz kimse yoktu. Kornerleri laf olsun diye kullanıyorduk. Çalışılmış bir korner golü seyretmedik desek yeridir. En kötü takımın bile bir maçta 5-6 serbest vuruş kazandığı düşünülürse, en kolay, en zahmetsiz, en kestirme gol atmanın yolu serbest vuruş kullanıcısına kavuşmanın önemi ortaya çıkmış bulunmaktadır. Önümüzdeki sezon mutlaka daha gelişmiş vuruşlarını seyrederiz. Şu an oynayan en iyi Türk futbolcusu tartışmasız Selçuk’tur. Şampiyonluktaki en büyük pay kendisinindir. Pitbull’la oluşturduğu ikilinin verimi, sanırım ki Real Madrid dahil hiçbir takımın orta saha ikilisi vermemiştir.  



BİR SORU – BİR CEVAP:

Sezonun en büyük sürprizi nedir?

Semih Kaya;

En büyük sürpriz, Semih Kaya’nın Ulusal Takım durdurucularını tribüne göndermesidir. Eğer Bülent Korkmaz, Mustafa Denizli’nin Monaco maçında kendisine gösterdiği inanç ve güveni Semih’e gösterip, Kewell’in yerine oynatsaydı, bugün bu sürprizden bahsetmeyecektik. Belki de o zaman Semih Kaya, Bülent’in senelerce uğraşıp aldığı SECUR YÜREK namını çok önceden almış olacaktı. Ve belki de Galatasaray tarihi bir başka yazılacaktı. Ne var ki, Futbolun kendine has bir adaleti oluyor, bazen eğriler, bayağı hasar bıraksalar bile gün geliyor doğruluyor. O sezon takım, UEFA Kupasına, 2000 yılında olduğundan daha yakındı. Belki de Semih o maçlarda oynamadığı için gücünü biriktirmiş, bu sezon büyük Galatasaray’ın savunmasına banko oyuncu olarak oturmuştur, kim bilir?""

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Galatasaray, Maç öncesi- Şampiyonuz- Gelecek üstüne






Bu yazının ilk bölümünü maçtan önce yazmak istiyordum. Cumartesi günü Basra'ya geldim. Gündüzleyin de uyudum. Bu nedenle maçtan sonraya kaldı yazı.


" Biz Galatasaray'ı Feneri yensin,derbileri kazansın,Türkiye'de şampiyon olsun diye sevmedik.89'da Prekazi Monaco'ya çaktığında babamın duvara vurmasıyla,elini kırmasıyla sevdim. 98'de Bilbao'ya bir gol atamayıp Juventus'a elenince ağladık. Arena'da 27 atağa girip 69% top hakimiyetine rağmen, Fener'e 2 atakla 2 golle yenilmesine dayandık,Galatasaray yenmek için oynar dedik, sabrettik.


2000de UEFA kupasının kupa olduğu zamanda Kopenhag'ta Türk futbol tarihinin en büyük başarısını yaşadık. Kale dibinden kafa vuruşu çıkaran kalecimizle sevdik. Afrika'dan Hong Kong'a sokakta Galatasaray formasını görünce mutlu olduk . Hagi ,Şükür ve Galatasaray adlarının beraber anılmasıyla gurur duyduk.


Kick Off 93ten Fifa 2012ye her yıl GALATASARAY ismini oyunlarda görünce gururlandık. Biz deplasmana yenmek için çıkanız. Yenilsek de oyunu keyifli oynamaya çalışanız.


Pota koyun denilen maçta Johnsonun defansın götüne çarpan topuyla yenildik Ali Samiyende Fenere,bu koymadı bize. Her işte bir hayır vardır dedik. Yarın Kadıköy'de kaybetsek nolur ki?




Ama herşey de bir ilahi adalet var. Arena'da ezilip,ful defans yapan takım,yarın bu maçı aynı balla alamaz.almamalı. Fato bunun önlemini alır. Muslera buna izin vermez. Her el papaz pilav yemez,koç ;) "








Ve şampiyonuz.
34 +6 maç sonunda. Kesinlikle haketti Cimbom bunu. Play off gibi büyük bir saçmalığa rağmen hem de.
Son maçta da kontra oynadı Cimbom.Bir puan gerekiyordu ve aldı. Fenerbahçe çok büyük bir baskı kuramadı kendi evinde. Elamnder'in sakatlığı çok etkiledi hücum varyasyonunu. Aydın hala hazır değil,çalım ve son karar özürlü. 2 net pozisyonu harcadı yanlış tercihlerle.


Fener taraftarı şampiyonu alkışlama, kaybetmeyi Aykut Kocaman, Alex gibi  olgunca kabullenme örneği gösteremedi tabi ki. Biraz da bu çiğliği yüzünden sevilmiyor ne yazık ki Fenerbahçe. Olgunlaşmanın, çok daha büyük başarıların gerçekleşmesinin ilk şartı yenilgiyi kabullenmek- gerçekleri olduğu gibi kabul etmek olduğunu algılamaktır.
Bu sezon bütün şike soruşturması,kadro değişimi,belirsizliklere rağmen çok büyük mücadele gösterdi Fenerbahçe.


Biz Arena'da Fener'e yenilince alkışladık.Ne kadar büyük bir şok geçirsek de saygı çerçevesinin dışına çıkmadık,rezil bir oyunla bizi yenen Fenerbahçe'ye.
Ama dün akşam çıkan olaylar neydi? nasıl bir anlayıştı öyle? Kupayı stadta alamayasın diye ışıkları kapamak,çimleri sulamak. Söğütlüçeşme'yi yakmak. Bu mudur taraftarlık,bu mu Türkiye'nin en büyük iki takımından birisinin taraftarı olmak ? bu kime ne kazandırır ki?


Gelecek


11 kişinin 10 u kadro da yeni. Ama inanılmaz bir takım kimyası oluştu. Kalede büyük bir kaleci var ve sürekli gelişiyor. Servet-Sabri-Gokhan gibi toksiklerden kurtulduk defansta. Semih-Ufo-Ebu-Balta bence hoş bir dörtlü. Şampiyonlar liginde bile idare edebilir.




Orta da Melo + maestro Türk Xavi Selçuk ...kanatlarda Engin seneye de iş görebilir.Okan Buruk ekolunden. Riera-Aydın-Emre ancak yedek olabilir seneye. Çok sağlam dribblingli,hızlı bir sol açık lazım. forvet hattı Baros kraldı ama kondisyon olarak bitmiş.Gidebilir ya da yedek. Elmander,seneye 11de olacak büyük olasılkla,Neco traş.yaş 35 olay bitmiş. direk yapılı,güçlü,son vurş adamı bir forvet,diğeri de yırtıcı geriden gelen tamamlayıcı Zola,Babel tipinde şutları da sağlam bir adam lazım. Bakalım 5 yıl sonra tekrar şampiyonlar ligi bayrağı stadımızda dalgalanacak. Yönetimin gerekli yatırımı yapması ve Fatonun da gerekli vizyonu ve çalışmayı göstermesi lazım ait olduğumuz yerde başarı sağlamak için.







17 Mart 2012 Cumartesi



3. Terim dönemi


Fatih Terim - Futbol - Süper Lig
AA






Türk Blog camiasının en kral yazarlarından Parmamaniac'ın Eurosport'a Fatih Terim değerlendirmesi:



Galatasaray tarihinin muhtemelen en başarılı dönemi olan 1996-2000 sürecinden sonra rahmetli Özhan Canaydın'ın başkanlığı altında tekrar Galatasaray'a dönen Fatih Terim'in yaşadıkları ve yaşattıkları acı ve üzüntüden ibaretti. Evet, muhtemelen arkasında kendisine hiç yardımcı olmayan biryönetim buldu. İstediği transferler yapılmadı, yeni stat bahanesiyle biraz daha fazla para kazanabilmek adına takımAtatürk Olimpiyat Stadı'na sürüldü ve Terim ilk kez yalnız adam oynadı. Ama süreç içinde kendi hataları da fazlasıyla ön plandaydı. İtalya'ya kendi yarattığı takımla gittikten sonra orada tamamen farklı bir işleyiş gören Terim, ikinci döneminde her şeyin çok daha az emekle gerçekleşeceği sanrısına kapıldı. Kendisini ön plana çıkardı, maçları kaybettikten sonra faturaları kendi ödemeye kalktı. Hem kendisini Terim yapan, hem de ilk dönemde başarıya giden yolu unutmuş gibi görünüyordu. Daha fazla devam edemedi ve kırgın bir şekilde takımdan ayrılarak bir daha Türkiye'de çalışmayacağı açıklamasını yaptı. Ama herkes bunun böyle devam etmeyeceğini biliyordu.
Terim'in bir şansı daha olacaktı ama önemli olan kulüp tarafından bunun ne zaman kulanılacağıydı. Canaydın döneminden sonra yönetim zaafiyeti konusunda eskiyi aratan bir yapı sergilemeyi başaran Adnan Polat'ın başkanlığı altında bu konuda birkaç deneme yapıldı ve başarıya ulaşılamadı. 3. Terim dönemi için gerçek anlamda bir sil baştan gerekiyordu ve ani bir şekilde Galatasaray'ın başkanlığına gelen Ünal Aysal'ın bunu sağlayacağına dair nitelikli söylemleriyle birlikte yapılan Fatih Terim tercihi ilk 7 aylık süre zarfında başarıya ulaşmış görünüyor. Peki ya devamı? Umut var ama yönetim tabanlı sorunlar da şu anda takım performansıyla maskelenirken yeni problemler vadetme gücüyle sessiz ve derinden ilerliyor.
Sezon öncesi hazırlık ve transfer dönemini Galatasaray, 3. Fatih Terim döneminde de çok iyi kullanamadı. Teknik direktörlüğe geldikten kısa bir süre sonra yaptığı açıklamayla ilk planının çift forvetli bir 4-4-2 düzeni olduğunu söyleyen Terim, Baros'un üzerine eski yönetim tarafından yapılan Elmander transferinden rahatsızdı ve takımdaki önemli yapısal sıkıntılara rağmen çift forveti yürütmek için ilk olarak kendi kafasına uygun bir transfer önerisiyle yönetime gitti. Klasik 4-4-2'yle bir kenarda Arda'yı, diğer kenarda da yaratıcı başka bir oyuncuyu isteyen hocanın istekleri doğrultusunda Atletico Madrid'e gidip Reyes – Forlan – Ujfalusi üçlüsüyle birçok problemi tek bir hamleyle çözmek isteyen yönetim ve hocanın planları istedikleri gibi gitmedi. Üçgenin Forlan ve Reyes ayağında çıkan sorunlar tek Ujfalusi transferiyle bu defteri kapattı ve Atletico Madrid'in bundan bir süre sonra Arda Turan'ın aklını çelmesiyle birlikte Terim daha resmi bir maça çıkmadan çok büyük bir sorunla karşı karşıya kaldı.
Fatih Terim - Futbol - Süper Lig
İstenilen forvet transferinin yapılmadığı ve bunu çözmek için son anda Sercan Yıldırım transferinin Terim'in önüne konduğu ortamda hocanın bütün planlarını üzerine yaptığı oyuncunun kaybedilmesi fazlasıyla moral bozucuydu veLiverpool maçıyla büyük umut veren takımın önüne konan bir taştı. Arda Turan'ın ikamesi de Terim'in istediği şartlarda yapılamadı ve son anda gelen Albert Riera'yla takım sezona başladı. Felipe MeloTomas Ujfalusi,Emmanuel Eboue veFernando Muslera dışında muhtemelen kafasındakilerden çok daha farklı transferleri sahada gören Terim'in yaptığı ilkşey zayıf kalan takımın gücünü artırmak için sisteminden taviz vermek oldu. 3 merkez orta sahalı 4-3-3'e dönüldü ve eldeki iki gerçek forveti dönüşümlü kullanma yolu seçildi. Lige iyi giriş yapıldı ama bu sefer de bu sistemin yapısal bozuklukları özellikle hücumda takımı etkilemeye başladı. Kenarlarda oynayan Albert Riera ve Colin Kazım Richards birbirini tamamlamaktan ve açık/forvet oyuncu rolünün istediklerini yapmaktan uzaktı. Lige Baros'la giren, sonrasında Elmander'in artan performansıyla değişikliğe giden Terim, merkez orta sahada Selçuk, Melo ve son dakika transferi Engin Baytar'la istediği yapıyı inşa etmişti ama ileri üçlünün uyumsuzluğu hücumun yanında savunmayı da etkilemeye başladı ve Beşiktaş maçının ikinci yarısıyla birlikte sezon başının ana planı 4-4-2'ye dönüş süreci başladı.
Milan Baros gibi bir potansiyelin kenarda çürümesi ve atıl kalan kenarlar bu işlevsiz iki oyuncudan birini keserek ikinciforvetle takımın ileri ucunda tekrar bir yenilenme yaratma fikrini doğurdu. Merkezdeki eksilmeyi oradaki bir oyuncuyu ortasaha destekçisi olarak kenara çeken Terim, böylece 4-4-2 ve 4-3-3 arasında melez bir yapı kurarak Elmander'in yanına Baros'u yerleştirdi ve takım çok daha efektif bir yapıya büründü. İsveçli'nin ileride tuttuğu toplar orada artan oyuncu sayısıyla çok daha iyi kullanılmaya başladı. Riera ve Colin Kazım'ın yapamadığı ceza sahası koşuları da artan merkez forvet sayısıyla doğal bir şekilde Milan Baros tarafından yapılmaya başladı. Daha az kenar odaklı, merkez orta sahası biraz daha zayıf ama bunu Baytar'ı ve sonrasında Emre Çolak'ı içeri sokarak çözmeye çalışan asimetrik bir yapıyla Terim çok daha büyük avantaja çevirmeyi başardı.
Colin Kazım Richards'ın devre arasında Yumanistan'a transferiyle diğer kenarı da merkez orta saha orijinli Baytar'a teslim eden ve böylece ilk Terim dönemindeki yapıya yaklaşan bir takım oluşturan Galatasaray artık orta sahada çok dahadirençli ve ileride çok daha etkin. Ara transfer döneminde de istenilenlerin yapılamadığı ortamda son dakikada rotasyon yaratma adına takıma dahil olan Necati Ateş'in gösterdiği muazzam performanssezon başından beri Milan Baros'a soğuk olan Terim'in forvetteki elini biraz daha güçlendirdi. Necati'yla hem son vuruş, hem de yaratıcılık adına daha özellikli görünen Galatasaray'ın son 4 haftaya ve Fenerbahçe deplasmanına 9 puan önde girişi bu sezon özelinde sürpriz değil. Galatasaray belki idari anlamda değil ama teknik yönden çok iyi yönetiliyor. Kısıtlı opsiyonlarla eldekinden en iyiyi çıkaran Terim'in her zaman eleştiri aldığı taktik zekasını tamamı değişmiş bir takımda bu kadar net bir şekilde ortaya koyması da takıma ve taraftara umut veriyor.
Fatih Terim ilk döneminde her şeyi kendi inşa etti ve kendini ispatladı. İkinci dönemindeki hatalarını tekrarlamayacağını Aysal döneminde başa gelir gelmez sadece Galatasaraylılığı öne çıkararak yaptığı konuşmalarla ifade eden Terim'in çokdaha ılımlı, yapıcı ve eleştiriye açık bir görünüm sergilemesi de sevindirici. Artık eskisi gibi hatalarında diretmeyen, ilk yarıda dahi değişiklik yapmaktan çekinmeyen Fatih Terim'in takımı play-off sisteminde şampiyon yapıp yapamayacağı hala muamma. Ama taraftar artık şunu çok iyi biliyor: Eğer Galatasaray yönetimi birbirini yemeyi bırakıp takıma biraz odaklanırsa büyük rakiplerin çok önemli sorunlar yaşadığı bu dönemde yeni bir Galatasaray dominasyonu ortaya çıkabilir. İlk onbirinde 10 oyuncusu değişmiş Galatasaray'da Fatih Terim 7 ay içinde bu mesajı vermeyi başardı ve topu bir kez daha yönetime pasladı. Canaydın ve Polat yönetimlerinin devamı mı? Yoksa Faruk Süren vizyonu mu? Galatasaray'da cevaplanması gereken soru bu ve bu problemin öznesi Fatih Terim değil.

9 Aralık 2011 Cuma

7 aralık 2011 galatasaray-fenerbahce

2 yıl sonra Galatasaray ilk kez böyle top oynadı. 2000lerin başındaki okan-emre-suat boğucu presi,ilk yirmi dakika baskısı,sürekli atak düşüncesi. volkan'ın maymuna döndüren şutlar.Resmen uzun süre sonra zevk aldım bir Galatasaray maçından. bu sene Fener'de geçmiş yıllardaki kadar güçlü değil ve atamayana atarlar balı da tutmadı,Bilica malı sayesinde bu sefer. kadroya baktığımızda cimbom çok önemli bir sorunu geride bırakmış. Servet ve Zan gibi iki kalastan ufaluji gibi bir atletik ve deneyim abidesi +semih kaya gibi gerçekten soğuk kanlı,genç ve istikrarlı bir defans 2lisine dönmüş..orta sahada da yıllar sonra melo gibi bir pitbul ve selçuk inan gerçeği var....ve kalemizde artık bir trafik polisi yok Muslera...ağlamak istiyorum arkadaş...bariz geleceğe yönelik sağlam yatırımlar..nasıl takım kurulurun en güzel örnekleri bunlar. +Elmander 'de hakan şükür vari boğuşuyor..son vuruşlarıda fena değil ve takıma çok pozisyon hazırlıyor. bunların üstüne kazım'ın (bu sezon ilk kez) Fener'e karşı özel gazı ilk yarıda eklendi.(gerçi kazım hiç olmasa da olur) 6yıllık sabri ayıbından sonra sağ bek oyuncusu gördük ..evet evet arsenal golü gördük eboue'den. Bravo! Emre çolak 'ta engin baytarın sinirsiz ve daha dinamik hali rolune burununce..bu galibiyet kaçınılmaz oldu. sadece şunu eklemek istiyorum umarım emre çolak,,kendini arda turan edalarına çabuk bürümez..hemen oldum bittim,,reina-lucca-ortaköy moduna geçmez. bariz yetenkli,teknik ama çelimsiz ve eğitimsiz. umarım Türk futbolu harcana bir yetenek değilde klas bir oyuncu kazanmış olur. fener maçında da 3.orta saha kanattan bozup merkeze takviyeyi çok iyi yaptı..kazım kanatta oyuncusu gibi oynadı ,emre içe desteği,,kanat değiştirmeyi,top kapmayı çok iyi başardı. inanamıyorum ,geçen yılı duşunuyorum ve bu yıla bakıyorum.. kalede bir kaleci,,gerçek 2 defans oyuncusu...gerçek bir sağ bek...göbekte 1 psikopat +1top cambazı ,forvette işi görçek bir adam var bizim takımda...Allah'ım sen büyüksün diyorum :) Terim'e de bravo..biraz zorunluluktan sakatlıklardan gençleri takıma monte etti..ama cesur adam ayhanı,serveti dayayıp berabere bitebilirdi maç..çok örneğini gördük mostraların biz..

eksiklikler neler: Riera aydın yılmazın ispanyol kankası,,,arabistanda zannediyo kendini pezeveng,,,kazım bu takımda ancak yedek olur...Yani bir sağ kanat+açık..tek başına çılgın yapabilecek bir adam... 1tane de genç yedek durabilecek...sol kanat....baros efsaneydi,kraldı..ama sakatlıktan kondisyonlu dönemedi..ve her geçen gün eriyor...iyi bir forvet,,,barosun ilk geldiği zamanındaki gibi 5-7 milyon euro arasına kapatabilecek bir adamla...sezon sonu nerde olacağımız siz hayal edin dostlar... note: fener zor gunler geçiriyor..inşallah haklarındaki iddaa asılsız çıkar ya da klubun bunda bir suçu yoktur.eee bir derbi aldıysak göndermeyide yapmalıyız:D fenerim kapı gibi, aspirin hapı gibi akşamdan hazırladım, baltanın sapı gibi al bunu alamaz mısın, sen ne biçim delikanlısın!!!

8 Ekim 2011 Cumartesi

Türk milli takımı : Çapsızlık-- Sabri ve Servet

Arkadaş,futboldan bahsediyoruz,ve bu işi son dönemde en iyi yapan 3 takımdan birine karşı oynuyorsun: Almanya..Maximum ciddiyet ve max. kadro kalitesi şart ,maçta birşeyler yapabilmen için.
Bir adam sırf dinamik,enerjik,çok koşuyor diye hiç alakası olmadığı bir bölgede - orta 3lünün sağı- oynatılır mı? siktir git atletizm takımına gir çok iyi koşuyosan. Maç boyunca çok kritik top kayıpları yaptın. selçuk İnan takımın en iyi orta saha oyuncusu ilk yarıda sahadan çıkıyor,Sabri efendi duruyor,heran patlama yapabilir ya aq...
Gerçi orta saha da bugun Hamit te leşti. sakatlık sonrası form tutamamış. Aurelio da SSK emeklisi moduna geçmiş... mehmet Topal,Emre dururken nasıl oyuncu tercihleri bunlar??

Son olarak,Servet Çetin fenomeni. oyun zekası bu kadar kıt olan çok az oyuncu vardır 3 büyük istanbul takımnda oynuyan. Bu herif hem Galatasaray'da hem milli takımda her maç banko oynuyor. EE sonra niye Galatasaray 8. oluyor niye milli takım buyuk turnuvaya gidemiyor artık? Senin defansının en garanti adamı böyle bir kalas böyle bir futbol zekası özürlüsüyse (bakınız 2004 Fenerbahçe,shevchenko effect, pek birşey değişmemiş 7 yılda) onu kadroya koyan hiddink efendi ne amaçla bizim memlekete gelmiş belli....

Benim üzüldüğüm galatasaray'a da yazık olacak. Terim takıntılı adamdır ne Servet'ten ne Sabri'den vazgeçer. Kaleci,melo,Selçuk inan,forvet transferleri boşuna gidecek bu 2 kalasın oyuncu kalitesini ve takım olma standardını düşürmeleri yüzünden :S

Sonuç kendi düşen ağlamaz. hiddink yeterince para kazandı yol göründü hafiften.
PS: Gökhan Töre Hamburg'da düzenli oynayabilirse büyük yıldız olur. Hasan Şaş,Roben tipi driblingleri,kafayı kaldırması var. 

20 Ağustos 2011 Cumartesi

champions league origins 1993-94



ilk kurulduğu yıllarda iki grupta 4er den toplam 8 takımla yapıldığı için logosu 8 yıldız olarak seçilmiştir, (galatasarayımız sağolsun) o katılan takımların temsilen yıldızlar şu ülkeleri temsil etmektedir..
türkiye, rusya, portekiz, ispanya, fransa, almanya, italya, hollanda

"Galatasaray taraftarının Şampiyonlar Ligi tema müziğini duyup iliklerinde hissetmediği zaman 5 seneyi geçti. Sezon sonunda bu hasret 6 sene olacak.bizim jenerasyon gibi takımın altın çağında büyümüş insanlara bu takımın gerçek kültürünün ne olduğunu tekrar hatırlatıyor. Şu takımı Şampiyonlar Ligi'nde izlemek gibisi yok. Orta yuvarlakta sallanan sekiz yıldızlı logo, ki o yıldızlardan biri ilk Şampiyonlar Ligi'ne katılan ekiplerden biri olan Galatasaray'ı temsil eder, kulaklarda ise "The Champions!" diye bağıran o güzel ses."

10 Ağustos 2011 Çarşamba

66 şansın bol olsun, Istanbul'da parçalı giyenler seni unutmayacaklar



Arda Turan’a kahır mektubu

Güzel kardeşim Arda;

Şimdi sana söyleyeceklerimi ne olur nasihat olarak alma. Zaten haddime düşmez. Ne de olsa “star” olan sensin, ben değil.

Ama bu memlekette senden daha fazla yaşamış birinin tavsiyeleri olarak al. Çünkü tam şu anda, hayati bir yol ayrımındasın. Kendine sorman gereken çok önemli bir soru var.


***


Bir gün “yaş otuz beş, yolun yarısı-kariyerin tamamı eder” dediğinde...

Yani gençlik denen nazlı kuş avcundan uçup gittiğinde...

Yani şimdiki hızın ve çevikliğin azalıp da adın artık dünya kulüplerinin transfer listelerinde geçmediğinde...

“Jübile” denen o acıklı kelime ufukta belirdiğinde yani...

İşte o zaman Hasan Şaş ağabeyin gibi mi olacaksın, yoksa Tugay Kerimoğlu ağabeyin gibi mi...

İşte bütün mesele...

***


İkisi de kuşağımın efsane isimleri. İkisi de senin gibi büyük futbolcu. Aralarında tek fark var.

Tugay vaktiyle UEFA Kupası’nı almaya koşan bir takımı bıraktı ve tuttu adanın yolunu...

Hasan ise Brezilya’ya gol atıp adını Afrika kabilelerindeki bebelere bile ezberlettiği devirde aynı treni kaçırdı.

Sonuçta ne oldu görüyorsun: Tugay hâlâ saygı görüyor, neredeyse takımının teknik patronlarından biri olacak.

Ama Hasan buradaki sıradan bir sezonun sonundaki dandik bir maç kaybedildi diye linç edilmek üzere...

***


Arda, güzel kardeşim.

Güzel ülkemiz maalesef böyle. Biraz unutkan, biraz eğitimsiz, biraz da mutsuz bir toplumuz.

Burada her şeyi çabuk unuturuz. Kadir kıymet pek bilmeyiz.

Bu yüzden sen de vakti gelince git. Artık İngiltere mi olur İspanya mı, orasını ailenle siz bilirsiniz.

İlla Chelsea olsun, Bayern, Barça olsun diye de hiç kasma... Ne bileyim Shalke’ye git, Villareal’e git, Boro’ya git...

Ama git Allah’ını seversen. Bizim gibi sevgisiz ve vefasız insanların bugün Hasan’a yaptığımızı yarın sana da yapmamıza izin verme.

Tuna KİREMİTÇİ




Olaya teknik açıdan bakarsak.. Bence Galatasaray iyi yaptı. Milli takımda dokturup,kendi taraftarının mallıgı yuzunden klub takımında eski performansını gosteremeyen,kafası surekli dışarıda olan bir oyuncuyu gondermek iyi fikir. 12 milyon euro fena para da degil .He arda Atletico'da dokturur,seneye 25 gidebilir o ayrı. ama su dakika da su sartlarda gitmek istiyewn oyuncuya yapabilecegin fazla birsey yok.

Galatasaray,parayı çarcur etmemeli. Arshavi dicem (gelemiyecegini biliyorum) ya da bu tarz da ayarda bir oyuncu + sag-sol kanat oynuyabilecek bir yerli (volkan sen,yigit vs.)alınarak onumuze,bu sezona bakabiliriz.

Yapacak birsey yok, Galatasaray geçen yılda olmedi,Tromsoya elenince de bitmedi,14 yıl sampiyon olmayınca da klubu kapatmadık.
Ama bu yıldan ben umitliyim,şu kurulan takımın ustune iyi bir kanat transferi ve bir kanat yedegiyle olayı cozebiliriz.

20 Temmuz 2011 Çarşamba

2011 model Cimbom:BAM dan kurtulduk ve artık kalede gerçek bir kaleci duruyor




Fatih Terim in gelişiyle + yeni başkan kinetiğiyle ümitle başlıyoruz bu sezona. Kadroda da önemli değişiklikler var. Her ne kadar neşter Ayhan,Balta,Gökhan Zan gibi tipleri sıyırmışta olsa...Mustafa Sarp,Barış,Batdal,Pino,müzmin sakatları filan götürdü kadrodan.

Genel olarak kadro yapısına bakarsak şuan için:


Muslera (Ufuk)

Balta Servet Ufaluji Sabri


Selçuk Yekta (Culio)

Arda Kazım

Elmander Baros


Baros'un bariz bir sakatlık problemi var. 5maç oynuyor,5 maç yok. Bu nedenle yedek bir forvet gerekli bence. (Stancu'nun geçen yılki performansı tırt)
Sabri nin yerine alınacak orjinal bir sağ bek defansta çoğu sorunu çözebilir. Ayrıca Sabri de Kazımla değişmeli Sağ kanada geçebilirdi. Bence 4-4-2 olacaksa kadro Selçuk inan (banko) +culio+yekta+ceyhun gayet yeterli bir ortasaha hele ki son 3 yılıdr ortadaki 3 lüden 2sinin garanti BAM üçlüsünden seçikldiğini görmüş bir taraftar için bildiğin devrim...DMC+MC bölgesindeki kangren sonunda kesildi,bir tedavi bir pansuman görmek sonunda şaka gibi.

Problem şu ki bu defansla Sabri-Balta-Servet,, Ufaluji (iyide olsa) mundar olur..deplasmanda 3lerler..Muslera tek başına napsın bu Servet-Sabri-Balta hayvanlarının hatalarını..Hakan Balta 2008 sezonundaki performansına dönmediği sürece ya da sag beke gotu topluyacak iyi bir bek alınmadıkça yaş bu defans 4lüsü.
2008den beri ,les adnans döneminde , sürekli hucuma adam alındı. takımın kalecisi armut toplayıcısı dedik malianoyu getirdiler...orta saha gobek follo foş dedik. BAM 3lüsüne emanet ettiler.Defans yok dedik Zan'a güvendiler,satıcı Servete emanet ettiler.1.69 sabriden kafa vurmasını ,kademeye girmesini beklediler.
Forvet ve kanatlar 8/10 lukken defans 4/10 luk olunca işte Galatasaray, geçen seneki Beşiktaş oluyosun maksimum.Sonucunu da taraftar çekiyor.

2011-2012 sezonundan ümitliyiz. Inter,liverppol,real maçlarında göreceğiz genel durumu.

20 Nisan 2011 Çarşamba

Manisaspor 2 -Galatasaray 3



Maçın hemen başında,korner atışında biri arka direkte 1.5 metre mesafeden topu dışarı attı. Ulan bu gol olsa cimbom için çok iyi olacaktı,,tühh derken..golü kaçıranın mustafa sarp olduğunu gördüm. Evet iyiki de gol olmamış,senin gibi o.ç. atacağı golle maç kazanmayalım...seni son 2 yıldır görüp,nasıl özürlü gerizekalı bir mal olduğunu görüp oynatanları sikeyim..dedim.

Daha sonra sürekli çalışılmış duran top ataklarından 2 gol attı Galatasaray. Tabi ki sadece gol atmak için duran top çalışıp,gol yememek için aynı başarı gösterelemeyince 2. yarı 2 gol gördü cimbom kalesinde. Fener maçında 1.90 boy ortamalı defans 4lüsünün arasından 2 kafa golü yemeği başardı bu takım.pek birşey söyliyemiyor insan..
Zapata efendi mi :D tenekecidir kendisi.

Aydım yılmazın ilk yarı boyunca beklenmedik iyi oyunu..Ahh be olum ulan şurda adam gibi form tutup ,oynasan da şu takım kazım'dan,yarım kewellardan kurtulsa dedirtti adeta.Orta sahada ilk yarım saat 5 pas üstüste atan bir Galatasaray,,hayal gibiydi!

Arda Turan,culio 2lisinin iyi anlaşmasıyla,ve kaptanın gider ayak futbol oynamaya başlamasıyla Galatasaray 5 haftalık bunalımdan çıktı. iğrenç defans anlayışına rağmen..Stancu teknik topçu ama anlamsız bir kendini ispatlama çabaası var,,bu da performansını göstermesini etkiliyor.

93. dakika da "BAM" üçlüsü yine sahadaydı....Aha dedim bir maç daha gidiyor dedirtti yani :D

Şu takımda bence kalması gereken oyuncular: Sabri,insua,culio,yekta,stancu,Arda,Baros,Kazım,Ufuk,Gökhan Zan-Aydın (belki) ve gençler (Emre,Cem sultan,anıl vs)

14 Şubat 2011 Pazartesi

haftanın "enleri"



Arkadaş şu fotoğraftaki güzelliğe bakın..şu meslek bilinci,kalecilik iç güdüsüne...evet bu adam Galatasaray'ın kalecisi..Gaziantep canavarı...kumbara başı..kör zapata...ilk milli maçında 7 gol yemiş diyolardı Bolivya'dan..inanmamıştım da evet olabilir abi:D ulan Allah belanızı versin,şu herifi transfer diye getirdiniz yaa...
Balta yine sol bekte kademede kaçırdı,sosa dümdüz bodozlama kalecinin üstüne vurdu...Zapata da sözleşmesindeki madde gereği--gelen ilk topu direk gol yiyeceksin! - görevini yaptı..Senin kaleciliğini sikim,seni alanın ağzını yüzünü ....






Hayat nasıl süprizlerle dolu,,Serdar özkan 900 gün sonra gol atıyor..Gerçi öyle pasif gol vuruşuyla anca bu kadar günde bir gol atarsın:D Adam değil,sadece koşan bir tip..BJK ye bileylemiş...gelişine çat diye vurdu...öyle tesadüfler varki şu hayatta...


Batuhan..bu adamın bir sikim aklı olsa,,,dünya çapında yıldız olurdu o fizik ve teknikle..ama noldu paralı harro oldu..iş ahlakı,disiplin,profosyonellik sıfır..Her hafta birilerine tekme salla,vur tükür??ne lan bu

18 Ocak 2011 Salı

'Galatasaray Türkiye'dir' diyen siz değil miydiniz?

Sayın Polat,
UĞUR VARDAN--radikal
17/01/2011
Başkan Adnan Polat, Şubat 2009'da 'Galatasaray Türkiye'dir' demişti. O halde kendi çizdiği Türkiye modeline tepki gösterip stadı terk etmek niye?

Sarı-Kırmızılı camianın yeni mekânı Aslantepe ya da ‘resmi’ adıyla Türk Telekom Arena’nın açılışı gerçekten ‘tarihi’ oldu. Son derece zevkli ve maharetli ellerin hazırladığı belli olan gösteriler, açılış seremonisine teşrif edenleri büyüledi. Lakin takımın futbol kalitesi yine sorunluydu, dolayısıyla geceye damgasını ‘Hagi’nin Aslanları’ değil, tribünlerin bizatihi kendisi vurdu. Malum, camia uzun süredir Başkan Adnan Polat ve yönetimine tepkili, dolayısıyla hem Ali Sami Yen’deki Beypazarı maçıyla yapılan kapanışta, hem de Arena’daki açılışta Polat’a gösterilen tepkiler artık normalden sayılıyor. Cumartesi gecesinin normalden sayılmayanı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a olan tepkiydi.
Yaşandı ve bitti, şu aralar artık bu tepkinin tortularının ardından geziniyoruz. Basının genel refleksi, ‘Skandal’ ve ‘Tatsızlık’ tanımları etrafında toplanıyor. Fatih Altaylı gibi işi ‘Ayıptır ayıp’a götürenler de var. Benzer bir tartışma Ağustos’ta başlayıp Eylül’de sona eren Dünya Basketbol Şampiyonası’nın finalinde de yaşanmıştı. Hatırlanacağı gibi orada da ödül töreni esnasında Başbakan ‘Bir grup’ seyirci tarafından protesto edilmişti. O dönem de bu tavır eleştirilmiş ve temel argüman olarak da, ‘Yeri ve zamanı değil’ kullanılmıştı. Üstelik ‘suç’ bütün dünyanın gözü önünde işlenmiş, yani en çok korktuğumuz şeyle, ‘Ele güne karşı rezil olduk’la karşı karşıya kalmıştık (Çok şükür cumartesi geceki vakada bu kez, ‘Yabancıya rezil olduk’ hissi yaşanmadı. Ajax’ın başındaki Frank De Boer bile, eski bir Galatasaraylı olarak bizdendi).

Hyde Park vardı da mı gitmedik?
Doğrusu Türkiye-ABD finali sonrası düzenlenen seremonide yaşananlara ilişkin bir yorumum yok. Ama, “Yapanlar kameralarla tespit edilecekler” yaklaşımının, o olayın ‘Çok ayıp’ olarak nitelendirilmesinin ardından, ‘Asıl gerçek ayıp’ olarak tarihe daha fazla geçtiği kanısındayım. ‘Aslantepe vakası’na gelince, eleştirilerde yine ‘Yeri miydi?’ vurgusu öne çıkıyor. Bir diğer vurgu da stadı yapan hükümet ve TOKİ mantığı üzerinden üretilen ‘Nankörlük’ tezi. Şimdi, bu yer ve zaman meselesi oldukça izafi. Öğrenciler Dolmabahçe’de yürüyor, ‘Yeri mi?’ deniyor, Tekel işçileri sesini yükseltmek istiyor, ‘Yeri mi?’ deniyor, Türk Telekom Arena’da neredeyse bütün stat, ‘Münferit’ damgasından uzakta Başbakan’ı protesto ediyor, ‘Yeri mi?’ serzenişleri yükseliyor. Sahi, Türkiye’de bir Hyde Park var da ben mi bilmiyorum? Söyler misiniz, neresidir bu doğru yer ve de zaman? Adamın şehrine git, heykeline “O ucubeyi yıktıracağım” de, dizisine “Yasaklayacağım” tehditinde bulun, içkisine “Yok canım, karışmıyorum” derken “İstediğiniz kadar zıkkımlanın” imasına soyun ve tüm bu eylemler için yeri ve zamanı sen belirle, iş protestoya gelince, “Yeri değil” de. Bana çok da mantıklı ama her şeyden öte adaletli gelmedi.

Yakaladın mı atacaksın…
Diğer protestoları bilemem ama Seyrantepe’dekine ilişkin sadece futbol üzerinden şöyle bir tanımlama yapabilirim; malum bu oyunun en bilinen gerçeklerinden biri, “Yakaladın mı atacaksın”dır. Başbakan ve dünya görüşüne tepki duyanlar, Tayyip Bey’le bir daha nerede karşı karşıya gelecek ki? Meseleye tepkililer, cumartesi gecesi Aslantepe’de uygun pozisyonu yakaladı ve değerlendirmeye çalıştı, olay bence bu kadar basit…
Gelelim protestonun ‘sosyolojik’ açılımına. O gece stada gelenler, Galatasaray taraftar profilinin eni konu ‘Elit tabakası’ydı. Bir kere kombine sahipleri çoğunluktaydı, artı davetiyeliler vardı. Bilindiği gibi yönetim, biletli seyirciyi açılışa çağırmamıştı (Bunu da olası bir ‘protesto gösterisi’nden korktukları için yaptıklarını sanıyorum ama asıl soru çalışmadıkları yerden geldi). Ve bir kez daha anlaşıldı ki, bu ‘Eğitimliler tayfası’, AKP iktidarından hoşlanmıyor ve buldukları fırsatı değerlendirme yoluna gidiyor.
Gelelim işin Adnan Polat boyutuna. Sayın Başkan, 2009’un Şubat’ında ‘Galatasaray Türkiye’dir’ diye bir açıklama yapmıştı. Aynı başkan, cumartesi gecesi protestolardan dolayı üzüntü duydu (evet, duyabilir) ama devletin ve futbolun yönetici sınıfı, stadı terk ettikten sonra kendisi de Seyrantepe’den ayrıldı. Şimdi ben de Ahmet Çakar üslubuyla soruyorum; Biirr, sen değil miydin ‘Galatasaray Türkiye’dir’ diyen, o halde çizdiğin Türkiye modeli böyle bir protestoya soyunmuş, niye kızıyorsun? İkiii, sen ve yönetimin değil miydi, futbolun endüstriyel yönüne sık sık vurgu yapan? Taraftar, madem aynı zamanda müşteridir, o geceki müşteri de böyle uygun görüp davranmış, dolayısıyla ‘Müşteri haklıdır’ı bilmen gerekiyordu. Üüç, o gece statta tribünleri dolduranları bir anlamda sen ve yönetimin belirlemişti (kombine ve davetiye organizasyonlarıyla), o halde kendi belirlediğin topluluğun tavırlarına niye kızıyorsun? Döörttt, Tayyip Erdoğan ve hükümeti, bugün var, yarın yok (yoksa hem yarın hem de yarından ötesi de mi var, bilemedim), ama o Galatasaray taraftarı hep var, dolayısıyla stadı terk etmek, yakışık almadı (biliyorum bu madde fazla hamaset koktu, ama Polat’ın hamasetine ancak böyle cevap verilir diye düşünüyorum).

‘Mekân oynatıyor’ dersen
Yazıyı kaleme almadan hasbihal ettiğim Sırrı Süreyya Önder de olayların müsebbibi olarak Cem Yılmaz’ı gösterdi: “Sen kalkıp ‘Mekân oynatıyor’ dersen, olaylar bu raddeye gelir!” Son olarak yaşanan protestoların ilk kez ‘Üç büyükler’in taraftarları arasında daha önceden görülmemiş bir ‘Dayanışma’ya da kapı araladığını söylemeliyim, başta ‘ekşisözlük’ olmak üzere kimi internet sitelerinde, bazı Fenerbahçe ve Beşiktaş taraftarlarının, “Bu gece ilk kez sizle gurur duydum” şeklinde, Sarı-Kırmızılılara övgüsü vardı. Anlaşılan protestolar, ‘Üç eğilim’i birleştirmiş.

Ortada fiili eylem bile yok...
Kısa bir zaman yolculuğuna çıkıp, ‘Futbol-siyaset ilişkileri’ üzerine anıları da tazelemek lazım. Zamanında Kenan ‘Netekim’ Evren, Gençlerbirliği ve Galatasaray arasında oynanan ‘Cumhurbaşkanlığı Finali’ni, taraftarların küfrü yüzünden terk etmişti (küfür ona değil, karşı tribünlere ediliyordu). Modern zamanların ‘Muhteşem Süleyman’ı Demirel de Fenerbahçe-Galatasaray Türkiye Kupası finali sonrasında, üzerini yağan yabancı maddeler yüzünden (çünkü Graeme Souness Kadıköy’e bayrak dikmiş ve ortalığı karıştırmıştı), kupa töreninde zorlanmıştı.
Ve Fenerbahçe-Panathinaikos maçında, rahmetli İsmail Cem’le birlikte Saracoğlu’nda karşılaşma öncesi tur atan ve dostluk manzaraları sergileyen o zamanın Yunanistan Dışışleri Bakanı Yorgo Papandreu, tam önümüzden geçmiş, ‘Pana’ taraflarlarının önünde el sallamaya hazırlanıyordu ki, ‘Yunanlı taraftarların bulunduğu topluluktan atılan bir ayran, ceketini beyaza boyamıştı. Özün sözü şu; bütün bu olaylarda aynı zamanda ‘Fiili eylem’ vardı. Astantepe’de Başbakan Erdoğan’a yapılan ise sadece sözlü ve bunu da ‘Demokrasinin bir cilvesi’ olarak görmekten yanayım.

17 Ocak 2011 Pazartesi

Il Galatasaray abbandona "L'inferno Turco"




Dopo 46 anni l'impianto "Ali Sami Yen" di Istanbul va in pensione. Il mitico stadio del Galatasaray ha svolto per l'ultima volta il suo compito ospitando una gara di Coppa di Turchia fra la squadra allenata da Hagi ed il Beypazari, e da questo sabato lascerà il posto al piu' ampio e moderno "Türk Telekom Arena", il quale può accogliere oltre 52.000 spettatori. La prima gara opporrà in una amichevole i nuovi padroni di casa all'Ajax. L'Ali Sami Yen è uno degli stadi con maggior storia alle spalle nel vecchio Continente: qui vi hanno perso negli anni Real Madrid, Barcellona, Milan e Manchester United; per la sua atmosfera incandescente distribuita in un piccolo spazio riempito all'inverosimile, è stato ribattezzato "Inferno Turco".



tuttomercatoweb +la gazetta della sport

12 Ocak 2011 Çarşamba

Formica Cimbom'a gelecek mi? il ultimo nuovo maradona é al Galatasaray?? speriamo :P




Adnan Sezgin'in pintiliği nedeniyle yarı kalan transfer (4 milyon euroyu 8 taksite bölme isteği..vergileri üstlenmeme) nedeniyle Genova'yla anlaşan yeni maradona :P ,,Genova'nın da ilk 1 milyon euroyu direk ödemek istememesi nedeniyle askıya alındı. Kısmetse galatasaray'a gelir inşallah bu genç...bence Avrupa'da çok başarılı olacak bu çocuk...Arjantin ekolü tutarsa deli olurdu Seyrantepe'de...
Hayırlısı olsun,,haberin kaynağı tuttomercato'dan:
"Genoa, clamoroso: per motivi economici salta l'arrivo di Formica
12.01.2011 06.00 di Fabrizio Zorzoli articolo letto 13424 volte


Come anticipato da Gianluca Di Marzio nell'editoriale di mezzanotte, è saltato definitivamente l'acquisto da parte del Genoa del trequartista argentino Mauro Formica (22) dal Newell's Old Boys. Stando a quanto ha riferito l'agente di Formica, Fabián Basualdo, alla stampa argentina, era tutto fatto per il trasferimento a Genova, ma il club di Preziosi voleva subito il giocatore e il transfer, ancor prima del pagamento della prima rata da 900 mila dollari (sui 4 mln totali), con la quale il Newell's, che si trova in grave crisi economica (la società è in amministrazione controllata, ndr) avrebbe dovuto pagare alcune imposte ed affrontare i costi amministrativi. A quel punto i dirigenti del club di Rosario hanno deciso di annullare tutto, con il sospetto che, in realtà, i dirigenti del Genoa si fossero pentiti dell'acquisto di Formica, ormai concluso. Un vero e proprio colpo di scena, quindi, soprattutto per il calciatore, che aveva già salutato tutti: compagni, staff tecnico e medico, massaggiatori e magazzinieri del club rosarino e che non vedeva l'ora di misurarsi in un campionato affascinante come quello italiano.
Adesso per Formica si riapronto le porte della Turchia. Con ogni probabilità, infatti, il Galatasaray tornerà alla carica per acquistarlo."

30 Temmuz 2010 Cuma

ayhan-barıs-sarp + aykut siktirsin gitsin bu takımdan





geçen yılki bok gibi oyunun mimarı mahşerin 3lüsü,,4-3-3 ün vazgeçilmez 3 piçi (ayhan-barıs-sarp) siktirsin gitsin arkadaş bu takımdan..

musa-emre çolak-cumhur-Cana varken ,geçen yıl ayhan-barıs-sarp nün neye mal oldugu ortadayken buna sabreden zihniyetin a.q. Rijkaard da da bi bokluk var demekki...goz gore gore 2. Tromso faciasına gidiyoruz!!!! Altyapı daki çocukları oynatsan + Cana yı da yanına monte etsen şu 3 yavşaktan ayhan-barıs-sarp her turlu iyidir!

Aykut erçetin kovasına da bir çift laf..Steau Bukreş fatihi göt veren yü
Fener de bok gibi defans var..ama kaleci farkı turu getiriyor işte... Ya da bizim maçlardaki 1-0 lık skorların nedenine bakın..

Yukarda adı geçen bu 4 cibiliyetsiz yetenek özürlü de haketmiyorlar resimdeki formaları