14 Haziran 2012 Perşembe

Harekete bereket Sidney Lumet



Insanların en favori yönetmen listesinde olmayan, tüm filmleri ünlenemeyecek kadar çok film çekmiş,büyük bir rejisör.Aksiyonu, yabancılaşmayı, normal görünenin arkasındaki derin ilişkileri çok yaratıcı bir şekilde kendi stili ve sertliğiyle ortaya koymuştur.


Çok büyük bir muhalifti, Network ve dogday afternoon da kullandığı konuşmalar,cümleler Felsefe kitaplarında görülebilecek türdendi. Bir amacı olmadan hareket etmiyen jenerasyondandı :)
Genellikle ana karakterler yalnızlasan yada icinde yer aldıgı iliskilerin kendini yalnızlastırdıgının ayrımında olmayan kisilerdi ve ana öyküde bununla paraleldi.


Running on Empty

Network 

Dog Day Afternoon 

Before the Devil Knows You're Dead 

Murder on the Orient Express 

Serpico 

12 Angry men

The verdict



9 Haziran 2012 Cumartesi

Sen







Can konağını aramadaysan, cansın;
Bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin,
Bir damla su arıyorsan susun,
Zulmün peşindeysen zalimsin,
Aşkı arıyorsan aşıksın,
Gönlün neye kapılmışsa O’sun sen.
Şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir:
Neyi arıyorsan O’sun sen.


Mevlana

My islam is..... by realisateur Tarsem


Tarsem Singh....Colorful mis and scene, a dream world and great costumes- motives..Fantastic director/creator  of The Cell, The Fall and some great video clips/comercials.


He made 3 short clips about Islam to emphasize the Islamic philosophy briefly. He, as quite experienced on eastern and western worlds made a good deal to symbolize islam during the beginning of 2000s.


My İslam is Tolerant





My İslam is Refined





My İslam is Colorful





26 Mayıs 2012 Cumartesi

Cat Power- Cower Records (2000)







1. (I Can't Get No) Satisfaction 3:02

2. Kingsport Town 4:52

3. Troubled Waters 3:27

4. Naked If I Want To 2:45

5. Sweedeedee 3:50

6. In This Hole 4:23

7. I Found a Reason 1:58

8. Wild Is the Wind 4:08

9. Red Apples 4:21

10. Paths of Victory 3:20

11. Salty Dog 2:04

12. Sea of Love 2:19



Not written,not practised,,less than afternoon record....a brilliant voice with unconvenitonal choice in light depressive mode for 2000.

Link:

24 Mayıs 2012 Perşembe

18. şampiyonluğun öyküsü



Mahalle Takımı blogspottan çok güzel bir yazı:




""ZURNANIN ZIRT DEDİĞİ MAÇ:

Arena’da 4-2 yenildiğimiz Gaziantep Maçı;

Galatasaray sanki sezona kaldığı yerden başlamıştı. Takımın neredeyse tamamı değişse de, oyun düzeni aynen devam ediyordu. Sağ bek Sabri, tandemler, Gökhan-Servet ve sol bek Çağlar başlamıştı sezona. Değişiklik, kalede ve Melo-Selçuk orta sahası kurgulamasındaydı. Ebu, ortanın solunda, Kazım sağında, Aydın bir umut ışığı ve ileride enkaz Baros. Ne zaman ki o malum maçta Gökhan Zan’ın beklenen sakatlığı gerçekleşip oyundan çıkmış, sümkürerek Servet Çetin girmiş, atılarak Galatasaray’ı maçtan yenilgiyle çıkarmıştı. İşte o zaman gerçek bir değişim çok geçmeden yaşandı. O maçta ki yenilgimiz, zafere giden yolumuzun en kritik yol kavşağıydı. Bütün bir sezonu kazanmamıza yol açtı. En önemli maçımızdı.  



VARİL:

Servet Çetin;

Galatasaray’a geldiği günden beridir isyanımız. Gelen mucize şampiyonluk, kazmanın gerçek yüzünün görünmesini engelledi. Oysaki o sezon bile dikkatli gözlerden kaçmamıştı Galatasaray futboluna hiçbir katkısının olmadığı. İlk yarı Song girmişti ilk toplara, kelleyi koltuğa alıp geride savaşırken, seken topları kıçıyla toplayarak prim topladı. Song Afrika kupasına gidince de aynı vazife Emre Güngör’ün, Emre Aşık’ın oldu. Sarı kartsız, kritik pozisyonsuz sezonu tamamladı. O Kadromuzda bulunduğu 5 sezonda 7 hocaya mal oldu. Dolayısıyla bırakın kaçan şampiyonlukları, Galatasaray futbolunun ortalamasının düşmesinin baş sebebi oldu 16 numaralı futbolcuyla birlikte. Nihayet takıma taraftar gözüyle de bakabilen bir hoca foyasını ortaya çıkardı. Yine de devam edebilir, belki işimizi daha zor hale getirebilirdi. Ama hayatının hatasını yaptı. Gökhan’ın sakatlanıp çıkmasıyla oyuna girdi ve o yenildiğimiz maçta bu sefer kıçı kendisini kurtaramadı. Adamı kaçırdı, atıldı ve kurtulduk. Biz biliyorduk ki, Semih Kaya tek bir maç oynasın, o maçta da Galatasaray gol yemesin, Servet Çetin bir daha asla bu takımda oynayamayacaktı. Yanılmadık, Semih, taraftarın ve kendisine güvenenlerin enerjisini sahaya ve bütün bir sezona yansıttı. Oynamadığı halde neden sezonun varil futbolcusu oldu peki? Çünkü gitmesini bile bilemedi, beceremedi. Galatasaray Şampiyonluk coşkusunda iken içi gibi dışı da kan ağladı. Galatasaray tarihinde en iğrenç futbolcu olarak adı lanetle anılacaktır. 

GLADYATÖR:

Selçuk İnan;

Sezonun en büyük futbolunu Selçuk oynadı. Melo’nun bile kötü oynadığı maçları seyrettik, ama kendisini hiçbir maçta çok kötü oynarken görmedik. Hagi’den sonra serbest vuruş kazandığımızda kalecileri titreten bir oyuncuyu uzun yıllar bekledik. Penaltı atılırken bile garanti atar diyeceğimiz kimse yoktu. Kornerleri laf olsun diye kullanıyorduk. Çalışılmış bir korner golü seyretmedik desek yeridir. En kötü takımın bile bir maçta 5-6 serbest vuruş kazandığı düşünülürse, en kolay, en zahmetsiz, en kestirme gol atmanın yolu serbest vuruş kullanıcısına kavuşmanın önemi ortaya çıkmış bulunmaktadır. Önümüzdeki sezon mutlaka daha gelişmiş vuruşlarını seyrederiz. Şu an oynayan en iyi Türk futbolcusu tartışmasız Selçuk’tur. Şampiyonluktaki en büyük pay kendisinindir. Pitbull’la oluşturduğu ikilinin verimi, sanırım ki Real Madrid dahil hiçbir takımın orta saha ikilisi vermemiştir.  



BİR SORU – BİR CEVAP:

Sezonun en büyük sürprizi nedir?

Semih Kaya;

En büyük sürpriz, Semih Kaya’nın Ulusal Takım durdurucularını tribüne göndermesidir. Eğer Bülent Korkmaz, Mustafa Denizli’nin Monaco maçında kendisine gösterdiği inanç ve güveni Semih’e gösterip, Kewell’in yerine oynatsaydı, bugün bu sürprizden bahsetmeyecektik. Belki de o zaman Semih Kaya, Bülent’in senelerce uğraşıp aldığı SECUR YÜREK namını çok önceden almış olacaktı. Ve belki de Galatasaray tarihi bir başka yazılacaktı. Ne var ki, Futbolun kendine has bir adaleti oluyor, bazen eğriler, bayağı hasar bıraksalar bile gün geliyor doğruluyor. O sezon takım, UEFA Kupasına, 2000 yılında olduğundan daha yakındı. Belki de Semih o maçlarda oynamadığı için gücünü biriktirmiş, bu sezon büyük Galatasaray’ın savunmasına banko oyuncu olarak oturmuştur, kim bilir?""

A/R Andata+Ritorno




Le cose di solito
arrivano all'improviso
noi hostes siamo
quelle che hanno terrane....
Guarda el cielo!





20 Mayıs 2012 Pazar

Cannes 2012



Enteresan filmler var listede. Uzun süredir beklenen yönetmenler ve yapımlar da söz konusu.




Wes Anderson’un Moonrise Kingdom isimli filminin gösterimiyle 16 Mayıs’ta açılacak festival, Claude Miller’ın Therese Desqueyroux isimli filminin gösterimiyle 27 Mayıs’ta sona erecek.

Altın Palmiye:

Walter Salles’in ”On the Road”,Michael Haneke’nin ”Love”, “Jacques Audiard’ın ”De Rouille et D’os”, Leos Carax’ın ”Holy Motors”, David Cronenberg’in ”Cosmopolis”, ”, Ken Loch’ın ”The angels share”, Lee Daniels’in ”The Paperboy”, Andrew Dominik’in ”Killing them softly”, Matteo Garrone’un ”Realty”, John Hillcoat’ın ”Lawless”, Hong Sangsoo’nun ”In another country”, Im Sangsoo’nun ”Taste of Money”, Abba Kiarostami’nin ”Like someone in Love, Sergei Loznitsa’nın ”In the fog”, Cristian Mungiu’nun ”Beyond the Hills”, Yousry Nasrallah’ın ”Baad el Mawkeaa”, Jeff Nichols’un ”Mud”, Alain Resnais’in ”Vous n’avez encore rien vu”, Carlos Reygadas’ın ”Post Tenebras Lux”, Ulrich Seidl’in, ”Paradise: Love”, Thomas Vinterberg’in ”The Hunt”.

Yarışma Dışı bölümde ise; Bernardo Bertolucci, Dario Argento, Philip Kaufman, Takashi Miike gibi usta isimlerin filmleri gösterilecek.

Festivalde Fatih Akın’ın ”Polluting Paradise” isimli filmi yarışma dışı ‘Özel Gösterimler” bölümünde gösterilecek.

Festival komitesinden yapılan açıklamaya göre, Nicole Kidman, Brad Pitt ve Marion Cotillard ‘kırmızı halıdan’ yürüyecek yıldızlar arasında yer alıyor.

65.’si düzenlenecek festivalin bu yılki jüri başkanlığını Nanni Moretti yapacak.

Merakla filmlerin internete ya da sinemalara düşmesini bekleyeceğiz :P