16 Eylül 2011 Cuma

Sabır>> Şans





Haa,evet doğrudur, şans da bir nebze etkiler tercihlerimizi. ama sabır şanssızlığın önümüze koyduğu olumsuzluklara gideren antibiyotik özelliğindedir. durum aleyhteyken lehe çevirilebilir. önemli olan usanıp, pes etmemektir.

13 Eylül 2011 Salı

2011 4.çeyrek 2012 1.çeyrek Türkiye orta vade ekonomi politikası


""Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Avrupa tarafında olabilecek olumsuz senaryolara kurumların hazır olduğunu belirterek, ''Her türlü tedbir, her türlü önlem için yine hükümet olarak hazırız'' dedi. ( bu doğru, birçok açıdan dünyanın belki de en hazırlıklı ülkesiyiz)
Bu hazırlıklar bence şunlar;
Kriz çıkmadan kur hemen yukarı getirildi.( Şu an çıkıp gidicem diyen için kur pahalı, alıp gitmekten vazgeçirici bir faktör)
İhracat artışı sağlandı.( aynı kur artışı ile)
Bankaların kredi genişlemesi dizginlendi, banka zararları oluşursa çok sınırlı olacak.( kredi daralması nedeniyle)
Munzam karşılıklar arttırıldı.
Muzamda döviz-TL geçişliliği yapıldı.( Gene likidite sağlamak amaçlı)
Likidite verilmesi için gerekli ayarlar yapıldı ( Merkez döviz müdaheleri için şartlar esnek hale getirildi)
Faiz koridoru daraltıldı( TL likiditesinde daralma kesinlikle söz konusu olmayacak)




Babacan, ''G-20 Emtia Fiyatlarında Dalgalanmalar Konferansı'' sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ABD ve Avrupa'daki duruma işaret ederek Türkiye olarak bütün olası gelişmelere hazırlıklı olduklarını söyledi.

Zaten tedbirlerin alındığını, bu senaryoların birden bire karşılaşılan, umulmadık senaryolar olmadığını belirten Babacan, şöyle konuştu:

''Eğer adımlar atılmazsa bu tür gelişmeler olacağını zaten hep söylüyorduk, uyarıyorduk. Dolayısıyla kurumlarımız olumsuz gelişmelere hazır. Avrupa tarafında olabilecek olumsuz senaryolara kurumlarımız hazır. Her türlü tedbir, her türlü önlem için yine hükümet olarak hazırız. O kadar dedik dinlemediniz artık yola sapıldı, neyse ki biz hazırız demektir bu

Türkiye, oldukça güçlü bir noktada. Avrupa'da şu anda yaşanan sorunlara bakıyorsunuz. Nedir? Bütçe sorunu bizde yok, borç sorunu bizde yok, bankacılık sorunu bizde yok. Dolayısıyla şu anda bir bakıma neredeyse siyah ile beyaz kadar Türkiye ile Avrupa'nın geri kalanı farklı bir tablo arz etmekte.

Orada olup biteceklerden bizim hiç etkilenmememiz gibi bir sonuç da tabii düşünmemek lazım. Çünkü Türkiye ticaret kanalıyla, finans kanalıyla Avrupa ile yoğun ilişkileri olan bir ülke. Ben hep söylüyorum; komşuda bir deprem olduğu zaman bu bizde de hissedilir.

Ancak önemli olan bu depreme karşı binamızı sağlamlaştırmaktır. Yani ekonomik yapımızı sağlamlaştırmaktır. Türkiye bunu zamanında yapmıştır. Zamanında ekonomik yapısını, finansal yapısını sağlamlaştırmıştır.

Sağlam bir kamu maliyemiz var. Sağlam bir bankacılık sektörümüz var. Merkez Bankamız pek çok ülkenin merkez bankasından daha erken hareket ederek, daha akılcı hareket ederek zamanında tedbirler almaktadır. '' Bu da doğru, herkesten önce faiz indirmişti o zamanlar birçok kişi faiz arttırmı bekliyordu

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ''Şu anda bizim dikkat etmemiz gereken konu; durgunluk ihtimalinin yükseldiği, dolayısıyla şimdiden politikalarımızı buna göre adapte etmemiz... Enflasyon riski görmüyoruz. Enflasyon ile ilgili alanda rahatız. Riskler önümüzdeki dönemde enflasyon tarafında değil, tam tersine durgunluk tarafındaki riskler...'' dedi. Evet resesyon ihtimali yüksek Avrupa'da

Babacan, G-20 Emtia Fiyatlarında Dalgalanmalar Konferansı sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, resesyon beklentisine ilişkin, dünyada ve Avrupa'da bir durgunluk ihtimali bulunduğunu, ancak olacak ya da olmayacak demek için erken ve bunun bu ülkelerde alınacak kararlara bağlı olduğunu söyledi. Tabi halen gol olmuş değil, ama forvet koşar adımlarla gole doğru gidiyor, haa dışarı atar, kaleci kurtarır o ayrı konu

Babacan, şunları kaydetti:

''ABD'de bir tedbir paketi açıkladılar. Bunun sonuçlarını göreceğiz. Sonuç verecek mi, vermeyecek mi? Avrupalılar önümüzdeki günlerde, haftalarda ne yapacak? Bunlar önemli.
Bu sadece kısa vadeli likidite vererek nispi bir yara bantı etkisi yaratır ama bırçlar hala ortada üstelik bu likidite yine bütçe bozularak yapılıyor olacak.S&P bence bir kere daha bile indirebilir bu nedenle

Çünkü şu anda Avrupa ekonomisi açısından kritik günler yaşıyoruz. Bütün bunlara bağlı olarak önümüzdeki dönemde ne olacağını göreceğiz. Ama şu andaki beklentiler, dünya ekonomisi ile ilgili yapılan analizler dünya ekonomisinde bir önceki yıla göre daha yavaş bir döneme girdiğimizi gösteriyor.

Şu anda bizim dikkat etmemiz gereken konu; durgunluk ihtimalinin yükseldiği, dolayısıyla şimdiden politikalarımızı buna göre adapte etmemiz. Enflasyon riski görmüyoruz. Enflasyon ile ilgili alanda rahatız. Çünkü hala çıktı açığımız yüksek. 'Çıktı açığı yüksek' diyoruz.

Çünkü ekonomimiz büyüyor ama bir yandan da yatırımlar çok hızlı bir şekilde artıyor. Çıktı açığı hala var. Enflasyon noktasında bir problemimiz görünmüyor. Riskler önümüzdeki dönemde enflasyon tarafında değil, tam tersine durgunluk tarafındaki riskler... Onun için bugünden hareket etmemiz gerekiyor.''

2. çeyrekteki büyümeye sevindiklerini, bugünkü politikalarını da geleceğe göre kurguladıklarını belirten Babacan, ''Gelecek de bize dünya ekonomisi ile ilgili pek güzel bir tablo sunmuyor'' dedi.

''2012 İÇİN HENÜZ BİR RAKAM TESPİT ETMİŞ DEĞİLİZ''

Ali Babacan, bankacılık sektöründeki yüzde 25 sınırının 2012 için de geçerli olup olmayacağına yönelik soru üzerine, gelecek yıl ile ilgili henüz bir rakam tespit etmediklerini, ''Böyle bir sınır koyalım mı koymayalım mı? O konuda da bir karar vermiş değiliz. Tabiki koymayacaklar hele hele Avrupa işi iyicene ayyuka çıkınca kesinlikle ihtimal dahilinde değil, her taraf resesyon olursa ne basıcan bankalara kredi genişlmesi yapma diye

Bu yıl için yüzde 25'i zaten ulaşacağımız bir rakam olarak görüyoruz. Dolayısıyla banka banka artık bu işin çok üzerinde durmanın gerekli olmadığını düşünüyoruz. Sektör ortalaması zaten yüzde 25'e doğru gidiyor'' diye konuştu.

Reform çalışmalarına da değinen Babacan, şu anda reform yapmak için çok önemli bir fırsat bulunduğunu, Türkiye ve pek çok ülkenin önünde böyle bir fırsat olduğunu, zor şartlarda reformları hızlandırmak ve gerekeni yapmak gerektiğini belirten Babacan, yatırımcıların ''yeni teşvik gelecek'' diye beklememesi gerektiğini, burada geri dönülebileceğini, bu takvimin Haziran, Temmuz 2011 olabileceğini bildirdi.aman haa kriz geliyor diye ürkmeyin ve teşvikler geriye dönük o yüzden de yatırım yapın büyümeye artık katkısı olsun.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yıl sonu itibariyle kur etkisinden arındırıldığında bankaların kredi hacmindeki artışın yüzde 25 civarında olmasını beklediklerini, dolayısıyla tedbirlerin sonuç verdiğini söyledi.

Babacan, ''G-20 Emtia Fiyatlarında Dalgalanmalar Konferansı'' sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, aslında Avrupa'daki sorunların çözülemeyecek sorunlar olmadığını, yapılacakların çok açık ve belli olduğunu, ancak adım atma ve karar alma konusunda irade zayıflığı bulunduğunu ifade etti. Ee bu zaten en baştan beri söylediğimiz Avrupa beceriksizliği

Türkiye'deki güçlü irade ve kararlılığın Türkiye'yi Avrupa ülkelerinden ayıran en önemli konulardan biri olduğunu belirten Babacan, ''Biz her türlü senaryoya hazırız. Korkmamamız, endişe etmememiz lazım. Türkiye, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonraki dönemlerde de dünyada olsun Avrupa'da olsun olabilecek dalgalanmalardan en az şekilde etkilenecektir. Kararlılığımızla ve yaptığımız hazırlıklarla yolumuza devam edeceğiz'' şeklinde konuştu.

Başbakan Yardımcısı Babacan, dün açıklanan büyüme rakamlarına ilişkin bir soruyu şöyle yanıtladı:

''Açıklanan rakamlar ikinci çeyrek. Biz bütün hazırlıklarımızı ve politikalarımızı geleceğe dönük yapıyoruz. Dolayısıyla bu geçmişteki, birinci ve ikinci çeyrekteki yüksek büyüme hızları yılın ikinci yarısında devam etmeyecek. Onu burada iyi tespit etmek lazım ve beklentilerimizi de ona göre şimdiden kurgulamak lazım.

Bizim bankacılıkla ilgili almış olduğumuz tedbirler sonuç vermekte. Bu yıl sonu itibariyle kur etkisinden arındırdığımız zaman, bankaların kredi hacmindeki artışın yüzde 25 civarında olmasını bekliyoruz. Yani yıl sonu geldiğinde, 31 Aralık 2011 ile 31 Aralık 2010 tarihini mukayese ettiğimiz zaman aradaki artışın, kur etkisinden arındırdıktan sonra baktığımızda yüzde 25 civarında olmasını bekliyoruz.

Dolayısıyla tedbirlerimiz sonuç vermiştir. Burada diyeceksiniz ki 'bazı bankalar belki yüzde 25'in altında olacak, bazı bankaların yüzde 25'in üzerinde olacak.' Bu da bu işin tabiatında var. Biz artık bundan sonraki dönemde banka banka nereye gidiyor değil, sektörün ortalamasına bakacağız.

Dolayısıyla, sektörün ortalamasına baktığımızda bir sorun görmüyoruz. Gerekirse bundan sonra ilave tedbirler alınabilir, ilave adımlar atılabilir. Bundan sonraki dönem artık risklerin durgunluk tarafında olduğu bir dönem olacak. Yani bizim Kasım'dan diyelim ki Haziran-Temmuz'a kadar uygulamakta olduğumuz politikalarda hem çok hızlı büyüme ve bunun beraberinde gelecek yüksek cari açık endişesi vardı.

Politikalarımızı o yönde yürütüyorduk. Bundan sonraki dönemde hızlı bir durgunluk dönemine girme ihtimali ve buna karşı şimdiden ne önlemler alabiliriz, artık bu yönde çalışmalarımızı yoğunlaştırmak durumundayız.''. krizin geleceğine inanıyor Babacan

''2012, DÜNYA EKONOMİSİ AÇISINDAN ÇOK PARLAK BİR YIL OLMAYACAK''

Ali Babacan, Orta Vadeli Program'ın Eylül sonu, Ekim başı gibi açıklayacaklarını hatırlatarak, 2012 büyüme beklentisine ilişkin bir soru üzerine de, ''2012 için yüzde 5'in altında bir büyüme kimse için sürpriz olmamalı... Çünkü 2012'de dünya ekonomisi açısından çok parlak bir yıl olmayacak. Bizim için önemli olan 2012'yi istikrarlı bir şekilde götürebilmek, güven ortamını koruyabilmek'' dedi.

Merkez Bankası'nın açıklamalarına ilişkin bir soru üzerine de Babacan, merkez bankalarının kurla ilgili beklenti açıklamasının çok alışılmış bir durum olmadığını, normal zamanlarda da olmaması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

''Bazen piyasa yön bulamadığı zaman, piyasa oyuncularının kafası çok karmaşıksa merkez bankaları çıkıp 'şöyle olmalı, böyle olmalı' gibi yorumlar yapabiliyor. Burada Merkez Bankamızın dediği, 'Biz para basmıyoruz. Avrupa Merkez Bankası bol bol para basıyor, ABD Merkez Bankası bol bol para basıyor. Çok olanın değeri düşer, daha az olan kıymetli olur. Bunu da en baştan beri söylüyorum şu an dolardan ve eurodan daha sağlamdır TL.Altın alamayanlar korkmasın en azından TL pul olmaz dolar ,euro gibi.

Dolayısıyla orta, uzun vadede TL'nin değerlenmesi para politikasının doğal sonucu olarak karşımıza çıkabilir mi' diye... Öte yandan, cari açığımızın da yüksek olduğunu mutlaka dikkate almak gerekir. Dolayısıyla bu yüksek cari açıkla para politikasındaki sıkı duruş arasında bir denge oluşacaktır. O denge de piyasada kendi yönünü bulacaktır.''

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ABD ve Avrupa'daki sorunlara da değinerek, ''Öyle bir dönemdeyiz ki şu anda Avrupa'da liderler, yönetimdeki siyasi partiler kendi siyasi bekalarından öte kendi ülke ekonomilerini ön planda tutmak zorunda.

Her lider, iktidardaki her parti, koalisyon partileri 'Aman bizim kendi siyasi duruşumuzu, kendi siyasi çıkarlarımızı koruyalım, ülkeye ne olursa olsun' der ise bu Avrupa'da daha büyük sorunları beraberinde getirebilir. Hiç kimse artık kendi şahsi siyasi bekasını, ya da hiçbir iktidar partisi kendi bekasını düşünmemeli.

Mutlaka o ülke ekonomisi için ne gerekiyorsa yapmalı, bu adımlar atılmalı. Aksi halde olabilecek gelişmeler hepimizin üzüleceği gelişmeler olabilir'' şeklinde konuştu""

20 Ağustos 2011 Cumartesi

champions league origins 1993-94



ilk kurulduğu yıllarda iki grupta 4er den toplam 8 takımla yapıldığı için logosu 8 yıldız olarak seçilmiştir, (galatasarayımız sağolsun) o katılan takımların temsilen yıldızlar şu ülkeleri temsil etmektedir..
türkiye, rusya, portekiz, ispanya, fransa, almanya, italya, hollanda

"Galatasaray taraftarının Şampiyonlar Ligi tema müziğini duyup iliklerinde hissetmediği zaman 5 seneyi geçti. Sezon sonunda bu hasret 6 sene olacak.bizim jenerasyon gibi takımın altın çağında büyümüş insanlara bu takımın gerçek kültürünün ne olduğunu tekrar hatırlatıyor. Şu takımı Şampiyonlar Ligi'nde izlemek gibisi yok. Orta yuvarlakta sallanan sekiz yıldızlı logo, ki o yıldızlardan biri ilk Şampiyonlar Ligi'ne katılan ekiplerden biri olan Galatasaray'ı temsil eder, kulaklarda ise "The Champions!" diye bağıran o güzel ses."

iyi bir kitabın etkileri



iyi bir kitap,insanın dusunce yapısını duzeltip,akıl saglıgına gecici bir sure icin ulasmasını bile saglayabilir. iyi bir kitap ,bilgisayara format atıp yeni sistem kurmak gibidir.(Platon,benzetmelerle herşeyi açıklayabilirsin??) iyi bir kitap yolunu kaosun ortasında kaybetmis grift beyinlere yeni bir soluk,güzel bir opucuk ,bir yolculukta tanısılan kısa donemli bir iliski gibidir :)

kitap bitince ,etkisi uzerinden kalmaya baslayıp,modern hayatın sıkıcı,varlık icinde yokluksal figuru ustunuze oturunca ,isten okuldan .. donunce o mal agırlık bunaltı cokunce ustunuze...yapacak birsey yok...cember yeniden baslar,,ama bu sefer etki yeni bir kitapla daha az olabilir =)

evet ben ,o eski zamanlardan gelen,kitapların hala dunyayı degistirebilecegine inanan romantiklerdenim =)
cheers,darling





Nokia Hisse analizi ve makroekonomik bir bakış

Ustad lefewre'nin blogspotundan guzel bir analiz.



http://xu100.blogspot.com/2011/08/nokia-oyj-omx-helsinki-borsasi-i.html


http://xu100.blogspot.com/2011/08/nokia-oyj-omx-helsinki-borsasi-ii.html


http://xu100.blogspot.com/2011/08/nokia-oyj-omx-helsinki-borsasi-iii.html


10 Ağustos 2011 Çarşamba

66 şansın bol olsun, Istanbul'da parçalı giyenler seni unutmayacaklar



Arda Turan’a kahır mektubu

Güzel kardeşim Arda;

Şimdi sana söyleyeceklerimi ne olur nasihat olarak alma. Zaten haddime düşmez. Ne de olsa “star” olan sensin, ben değil.

Ama bu memlekette senden daha fazla yaşamış birinin tavsiyeleri olarak al. Çünkü tam şu anda, hayati bir yol ayrımındasın. Kendine sorman gereken çok önemli bir soru var.


***


Bir gün “yaş otuz beş, yolun yarısı-kariyerin tamamı eder” dediğinde...

Yani gençlik denen nazlı kuş avcundan uçup gittiğinde...

Yani şimdiki hızın ve çevikliğin azalıp da adın artık dünya kulüplerinin transfer listelerinde geçmediğinde...

“Jübile” denen o acıklı kelime ufukta belirdiğinde yani...

İşte o zaman Hasan Şaş ağabeyin gibi mi olacaksın, yoksa Tugay Kerimoğlu ağabeyin gibi mi...

İşte bütün mesele...

***


İkisi de kuşağımın efsane isimleri. İkisi de senin gibi büyük futbolcu. Aralarında tek fark var.

Tugay vaktiyle UEFA Kupası’nı almaya koşan bir takımı bıraktı ve tuttu adanın yolunu...

Hasan ise Brezilya’ya gol atıp adını Afrika kabilelerindeki bebelere bile ezberlettiği devirde aynı treni kaçırdı.

Sonuçta ne oldu görüyorsun: Tugay hâlâ saygı görüyor, neredeyse takımının teknik patronlarından biri olacak.

Ama Hasan buradaki sıradan bir sezonun sonundaki dandik bir maç kaybedildi diye linç edilmek üzere...

***


Arda, güzel kardeşim.

Güzel ülkemiz maalesef böyle. Biraz unutkan, biraz eğitimsiz, biraz da mutsuz bir toplumuz.

Burada her şeyi çabuk unuturuz. Kadir kıymet pek bilmeyiz.

Bu yüzden sen de vakti gelince git. Artık İngiltere mi olur İspanya mı, orasını ailenle siz bilirsiniz.

İlla Chelsea olsun, Bayern, Barça olsun diye de hiç kasma... Ne bileyim Shalke’ye git, Villareal’e git, Boro’ya git...

Ama git Allah’ını seversen. Bizim gibi sevgisiz ve vefasız insanların bugün Hasan’a yaptığımızı yarın sana da yapmamıza izin verme.

Tuna KİREMİTÇİ




Olaya teknik açıdan bakarsak.. Bence Galatasaray iyi yaptı. Milli takımda dokturup,kendi taraftarının mallıgı yuzunden klub takımında eski performansını gosteremeyen,kafası surekli dışarıda olan bir oyuncuyu gondermek iyi fikir. 12 milyon euro fena para da degil .He arda Atletico'da dokturur,seneye 25 gidebilir o ayrı. ama su dakika da su sartlarda gitmek istiyewn oyuncuya yapabilecegin fazla birsey yok.

Galatasaray,parayı çarcur etmemeli. Arshavi dicem (gelemiyecegini biliyorum) ya da bu tarz da ayarda bir oyuncu + sag-sol kanat oynuyabilecek bir yerli (volkan sen,yigit vs.)alınarak onumuze,bu sezona bakabiliriz.

Yapacak birsey yok, Galatasaray geçen yılda olmedi,Tromsoya elenince de bitmedi,14 yıl sampiyon olmayınca da klubu kapatmadık.
Ama bu yıldan ben umitliyim,şu kurulan takımın ustune iyi bir kanat transferi ve bir kanat yedegiyle olayı cozebiliriz.

4 Ağustos 2011 Perşembe

Son durum

"Bazı Avrupa ülkelerindeki kamu borcu sorununa ve küresel büyümeye ilikin endişeler
giderek güçlenmiş ve Temmuz ayı Kurul toplantısında işaret edilen riskler belirginlemitir. Bu
çerçevede Kurul, kısa vadeli faizlerde oluşabilecek aağı yönlü oynaklığı azaltmak amacıyla,
gecelik borçlanma faizini önemli ölçüde artırarak faiz koridorunu daraltmaya karar vermitir.

Ayrıca, Türk lirası piyasalarındaki likidite yönetiminin etkinliğini artırmak ve Merkez Bankasınca
sağlanan likiditenin sistem içinde daha dengeli dağılmasına katkıda bulunmak amacıyla teknik bir
düzenleme yapılmasını uygun görmütür.
Bunun yanı sıra Kurul, küresel ekonomiye dair giderek artan sorunların yurt içi iktisadi
faaliyet üzerinde durgunluğa yol açma riskini azaltmak amacıyla politika faizinde ölçülü bir
indirime gitmiştir.
Kurul, önümüzdeki dönemde gelimelerin yakından izlenmesi ve gerek duyulması halinde
uygun görülecek araç ve yöntemlerle piyasaya döviz likiditesi sağlanması konusunda mutabık
kalmıtır( beklenen döviz müdahelesi yok, gerekli görürse- tehdit var ,icraat yok)"


erkez bankası yaklaşan krizi teyit etti.Bakın dikkatinizi çekiyorum, yaklaşan, geçmiş değil.

Pala elinde mal ile yakalandı, yarab ne büyüksün..
Şimdilik düşürmeselerde gittikçe, oyun zorlaşacak, ellerinde şirketlerin ortakları batınca , iflas edince veya ne biliim bizim buradaki şirlketlerin yurtdışındaki riskleri zarar görmeye başlayınca nasıl tutacaklar acaba buraları. Ama herşey sırasıyla, zamanla.

""

20 Temmuz 2011 Çarşamba

2011 model Cimbom:BAM dan kurtulduk ve artık kalede gerçek bir kaleci duruyor




Fatih Terim in gelişiyle + yeni başkan kinetiğiyle ümitle başlıyoruz bu sezona. Kadroda da önemli değişiklikler var. Her ne kadar neşter Ayhan,Balta,Gökhan Zan gibi tipleri sıyırmışta olsa...Mustafa Sarp,Barış,Batdal,Pino,müzmin sakatları filan götürdü kadrodan.

Genel olarak kadro yapısına bakarsak şuan için:


Muslera (Ufuk)

Balta Servet Ufaluji Sabri


Selçuk Yekta (Culio)

Arda Kazım

Elmander Baros


Baros'un bariz bir sakatlık problemi var. 5maç oynuyor,5 maç yok. Bu nedenle yedek bir forvet gerekli bence. (Stancu'nun geçen yılki performansı tırt)
Sabri nin yerine alınacak orjinal bir sağ bek defansta çoğu sorunu çözebilir. Ayrıca Sabri de Kazımla değişmeli Sağ kanada geçebilirdi. Bence 4-4-2 olacaksa kadro Selçuk inan (banko) +culio+yekta+ceyhun gayet yeterli bir ortasaha hele ki son 3 yılıdr ortadaki 3 lüden 2sinin garanti BAM üçlüsünden seçikldiğini görmüş bir taraftar için bildiğin devrim...DMC+MC bölgesindeki kangren sonunda kesildi,bir tedavi bir pansuman görmek sonunda şaka gibi.

Problem şu ki bu defansla Sabri-Balta-Servet,, Ufaluji (iyide olsa) mundar olur..deplasmanda 3lerler..Muslera tek başına napsın bu Servet-Sabri-Balta hayvanlarının hatalarını..Hakan Balta 2008 sezonundaki performansına dönmediği sürece ya da sag beke gotu topluyacak iyi bir bek alınmadıkça yaş bu defans 4lüsü.
2008den beri ,les adnans döneminde , sürekli hucuma adam alındı. takımın kalecisi armut toplayıcısı dedik malianoyu getirdiler...orta saha gobek follo foş dedik. BAM 3lüsüne emanet ettiler.Defans yok dedik Zan'a güvendiler,satıcı Servete emanet ettiler.1.69 sabriden kafa vurmasını ,kademeye girmesini beklediler.
Forvet ve kanatlar 8/10 lukken defans 4/10 luk olunca işte Galatasaray, geçen seneki Beşiktaş oluyosun maksimum.Sonucunu da taraftar çekiyor.

2011-2012 sezonundan ümitliyiz. Inter,liverppol,real maçlarında göreceğiz genel durumu.